YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6592
KARAR NO : 2019/5422
KARAR TARİHİ : 18.09.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11/02/2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine dair verilen 02/06/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
HUMK’nun 432/4. maddesi ve 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince sulh hukuk mahkemesi kararlarına karşı yasal temyiz süresi tebliğden itibaren 8 gündür.
Davacı vekiline gerekçeli karar usulüne uygun olarak 10.11.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı vekili temyiz süresi geçtikten sonra 20.11.2015 tarihli dilekçesi ile hükmün bozulması isteminde bulunmuş olup, temyiz istemi süresinde olmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nın 150/5. maddesi gereğince; “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır…”. Bu düzenleme karşısında, “davanın açılmamış sayılmasına” ilişkin kararların verildikleri tarih itibariyle hukuki sonuçlar doğuracakları açıktır. Başka bir deyişle, davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren 3 ay içinde dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına ilişkin oluşan tüm yasal hüküm ve sonuçlar başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya yürürlük kazanır. Derdestlik, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren 3 aylık süre ile sınırlı olup bu süre hakdüşürücü süredir.
Somut olayda, Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1825 Esas sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılması kararı henüz eldeki dava açılmadan önce 28.12.2011 tarihinde verildiğine, yasal hüküm ve sonuçları doğrudan yürürlük kazandığına göre derdestlikten söz edebilme olanağı bulunmayıp, hüküm tarihi itibariyle dava şartı noksanlığı yoktur.
Bu durumda mahkemece, işin esasının incelenerek varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 18/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.