Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/8428 E. 2013/11672 K. 08.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8428
KARAR NO : 2013/11672
KARAR TARİHİ : 08.07.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi istemiyle yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması ve kiralanın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, davalının 15.03.2008 tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesine istinaden kiracısı olduğundan bahisle, 2012 Mart ayından, Haziran ayına kadar 4 aylık kira parası olan 10.000 TL ve 142,50 TL işlemiş faizin tahsili istemiyle 06.07.2012 tarihinde icra takibi başlatmış, davalı borçlu ödeme emrinin 12.07.2012 tarihinde tebliği üzerine, 18.07.2012 tarihindeki itirazında kira sözleşmesini kabul etmediklerini, müvekkilinin kira sözleşmesini şirket adına imzaladığını, karşı tarafında bunu bildiğini, zira kiraya verenin müvekkiline “benim muhatabım sensin” dediğini, ayrıca kira sözleşmesinin ön yüzünde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, kira sözleşmesinin ön yüzündeki “kira süresi”, “kira miktarı” ve “kira sözleşmesi başlangıç tarihinin” müvekkilinin rızası hilafına doldurulduğunu, iş yerinin kirasının 1000,00 TL olduğunu, davalının banka hesap numarasını bildirmediği için kira parasını ödeyemediğini, takibe konu aylar nedeniyle toplam 4000,00 TL borcunun olduğunu, bu miktarın masraf ve fer’ilerini kabul ettiğini, bunun dışında kalan asıl alacak işlemiş faiz ve vekalet ücretlerine itiraz ettiğini belirtmiş, kabul ettiği kısım ve fer’ilerine yönelik olarak 18.07.2012 tarihinde 4760,00 TL icra dosyasına ödemede bulunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının takibe konu alacağın itiraz edilen kısımına yönelik itirazının haksız olduğunu itirazın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacı alacaklının yazılı kira sözleşmesine istinaden icra takibinde bulunduğunu, kira sözleşmesinin üç sayfadan oluştuğunu, kira bedeli ve müddetine ilişkin sayfada kiracının imzasının bulunmadığını, davalının imzası bulunmayan kısma ilişkin itirazda bulunduğunu, bu durumda davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamadığını, davalının kira alacağından kabul ettiği kısmı da süresinde ödediğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.
Davalı, takibe ve davaya dayanak yapılan 15.03.2008 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesindeki imzaya itirazda bulunmamıştır. Davalının itirazı kira sözleşmesinin ön yüzünde imzasının olmadığı ve sözleşmenin ön yüzündeki “kira süresi”, “kira miktarı” ve “kira sözleşmesi başlangıç tarihinin” rızası hilafına doldurulduğuna ilişkindir. Yargıtay uygulaması ve öğretide, birden çok sayfadan oluşan yazılı sözleşmelerin
devam eden sayfalarının taraflarca imzalanması veya paraf edilmesi zorunluluğu kabul edilmediği gibi Borçlar Kanunu’nda da bu yolda bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre sözleşme metninin birden çok sayfadan oluşması halinde her sayfanın imzalanması zorunlu değil ise de, metin içerik, anlam ve devam eden maddeler ile başlıkları bakımından mantıksal sıralama ( silsile ) ve bütünlük taşıması halinde sözleşme geçerlidir. Davalının kira sözleşmesinin ön yüzünde tahrifat yapıldığına dair itirazı olmayıp, kira sözleşmesinin “kira süresi”, “kira miktarı” ve “kira sözleşmesi başlangıç tarihi” boş olarak imzalanmış olarak davacıya verildiğini, davacının bu kısımları rızası hilafına doldurduğunu iddia etmektedir. Davalı bir kısmı boş olarak verdiği kira sözleşmenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, İcra İflas Kanununun 269/c maddesine göre itirazını noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur. Davalı kiracı takibe itirazını İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlayamadığından mahkemece işin esası incelenerek esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.