YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18253
KARAR NO : 2013/11655
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma tazminatı ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece hor kullanma tazminatının kabulüne, kira alacağının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından reddedilen kira alacağına ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; müvekkillerinin sahibi bulundukları …, … Mah. … Sok. …-… numarada bulunan 3 katlı işyerinin 01.07.2006 başlangıç tarihli kira akdi ile davalı şirkete kiraladıklarını, aylık kirasının 10.500 TL olduğunu, davalı şirketin işyerini tek taraflı olarak terk ettiğini, kiralarını ödemediğini, kira akdinde işyerinin tahliyesi halinde kiralananlara üç ay öncesinden haber verilmesi, işyerinin temiz, badanasının sıfır, mermerlerinin yeni olarak teslim edilmesinin kabul edildiğini, davalı kiracının bu şartlara riayet etmediğini, iki taraflı kira akdini tek taraflı olarak fesih etmek istediğini, iş yerinin anahtarlarının teslim edilmesi tarihine kadar kiracının mesuliyetinin devam ettiğini, kiracının 2008 yılı 7,8,9,10,11,12 aylar ile 2009 yılı 1,2,3,4. ay kiralarını ödemediğini, 11.500 TL’den 10 aylık kiranın 115.000 TL tuttuğunu belirterek kira akdinin kanunsuz olarak tek taraflı feshi nedeniyle 100.000 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin, davacılara ait …, … Mah, … Sok. No: …-… adresindeki işyerini 01.07.2006 başlangıç tarihli kira akdi ile aylık 2.000 TL net bedelle kiraladıklarını, davalı müvekkilinin, davacılardan kiraladığı işyerinde oturma grupları ve mobilya imalatı yaptığını, davacıların, davalı müvekkiline kiraladıkları iş yerinin ayıplı olduğunu, müvekkilinin iş yerini tek taraflı olarak terk ettiğini, kiralarını ödemediği, üç ay önceden haber vermeden tahliye edildiği iddialarının asılsız olduğunu, mecurun yeterli kapasitede elektrik alamadığını, bu nedenle de çalışamadıklarını, trafoyu yenilemedikleri taktirde mecuru boşaltacağını, 2008 yılının Ocak ayında davacılara söylediklerini, davacıların birikmiş kira alacaklarının, davalı müvekkilinin mecuru boşalttıktan sonra 04.09.2008 tarihli makbuzla 34.500 TL’si olarak ödediklerini, davalı müvekkilinin şirket olması nedeniyle 30.06.2008 tarihinden sonra şirketin adresini ticaret sicilinden yeni adresine nakil yaptırdığını, mecurun elektrik ve su sözleşmelerinin ilgili kurumlardan iptal ettirildiğini, davacıların aylık 10.500 TL net kira bedeli ödendiği iddialarının asılsız olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece davalının ibraz ettiği makbuz dikkate alınarak kira alacağının reddine, hor kullanma tazminatı talebinin kabulü ile 45.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 01.07.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu sözleşmeye dayanarak dava dilekçesi ile ödenmeyen 2008 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ile 2009 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ayları kira bedeli olarak 10 aylık toplam 115.000 TL kira alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı tahliye ve ödeme savunmasında bulunmuş ve 04.09.2008 tarihli makbuzu ibraz etmiştir. Davalının ibraz ettiği makbuzun incelenmesinden tanzim tarihinin 04.09.2008 olduğu, makbuzun altında kiraya verenlerden … imzası bulunduğu ve makbuzda; “ 30.06.2008 tarihine kadar kira paraları alınmıştır, başkaca alacağımız kalmamıştır, boş olarak ve anahtar teslim alınmıştır” ibarelerinin yazıldığı anlaşılmıştır. Davacılar davaya konu makbuzda sonradan ilaveler yapıldığını ve makbuzun sadece 3 aylık kira ödemesine ilişkin olduğunu ileri sürmüştür. Davalı kiracı makbuz aslını ibraz edemediğinden makbuz üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamıştır.
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir; anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. Kiralayanın anahtarı teslim almaktan kaçınması durumunda kiracının mahkemeye müracaatla tevdi mahalli tayini, icra dosyasına ya da notere anahtarın teslimi suretiyle anahtar teslim yükümlülüğünü yerine getirmiş olması gerekir
Davacı kiracının taşınmazı 30.04.2009 tarihinde tahliye ettiğini ileri sürmüş, davalı kiracı ise 30.06.2008 tarihinde tahliye ettiğini savunmuş ise de makbuz aslını sunamamış ve tahliyeyi ispat edememiştir. Davalı cevap dilekçesinde “her türlü yasal delile” dayandığından bunun içinde yemin delilinin de bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece tahliye tarihi yönünden davalıya yemin teklif etme hakkı olduğunun davacıya hatırlatılması ve sonucuna göre alacak hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.