YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13773
KARAR NO : 2013/9323
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. … ile davacı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava hor kullanma tazminatı ve tamirat süresi kira alacağına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne 84.913,94 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının taşınmazda kiracı olduğunu, işyerinin banka şubesi olarak kiraya verildiğini, davalının kiralananı12.06.2007 tarihinde tahliye ettiğini, tahliye ederken kiralanana zarar verdiğini, … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/118 d.iş sayılı dosyası ile zararın 86.000 TL olarak tespit edildiğini, tamirat için 30 günlük süreye ihtiyaç duyulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 97.000 TL hor kullanma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; hor kullanma iddiasının gerçek dışı olduğunu, kiralananın teslim alındığı hali ile davacıya iade edildiğini, davaya konu işyerinin başlangıçta kaba inşaat olarak teslim alındığını, banka şubesi olarak kullanılabilmesi için gerekli tüm donanımın müvekkili tarafından yapıldığını, keza tespit raporunda söküldüğü bildirilen kalorifer petekleri, elektrik tesisatı gibi unsurların müvekkili tarafından tesis edildiğini, sözleşmenin 9.maddesi kapsamında zarar ziyan iddiasında bulunulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davalı kiracının hor kullanmadan kaynaklanan 70.000 TL, olağan kullanımdan kaynaklanan 6.000 TL ve tamirat süresine ilişkin kira bedeli olan 8.913,94 TL olmak üzere toplam 84.913,94 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir
Dava hor kullanma tazminatı ve tamirat süresi kira alacağına ilişkindir. T.B.K.’nun 316. (B.K.’nun 256) maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. (B.K.’nun266.) maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Kiralananın iyi durumda geri verilmemesi sözleşmeye aykırılık oluşturduğundun kiraya verenin bu yüzden uğradığı zarar için giderim istemi on yıllık zamanaşımına tabidir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 20.07.2005 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taşınmaz davalıya banka şubesi olarak kullanılması için kiraya verilmiştir. Taşınmazın kiraya verildiği andaki durumu sözleşmede “normal” olarak vasıflandırılmıştır. Sözleşmenin özel koşullar 9.maddesinde; kiracının ihtiyacına uygun gerekli tadilat, değişiklik ve ilaveleri yapabileceği, binanın içine ve dışına reklam panoları asabileceği, kiracının tahliye halinde menkul aksamı söküp götürmekte, yapılan tadilatı eski hale getirip getirmemekte serbest olduğu, mecurun eski hale getirilmesinin istenemeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 9.madde Hükmüne göre; kiraya veren, kiralananda bir takım tadilat ve değişiklikler yapılmasına önceden muvafakat vermiştir. Sözleşmeye göre tadilat ve değişikliklerin eski hale getirilmesi istenmeyecektir. Oysa ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda; zarar ve hasar kalemleri yanında eski hale getirme bedeline ilişkin bir takım kalemlerin de hesaplamaya dahil edildiği görülmüştür. İşyeri zemininin beton dökülerek yükseltilmesi, muhtelif duvarlar örülerek bölmeler yapılması gibi tadilat ve değişiklikler sözleşmenin 9.maddesi kapsamında kalmakta olup, tahliye halinde eski hale getirilmesi istenemez. Öte yandan kiracı sözleşme sınırları içinde kiralanandan yararlanması sonucu meydana gelen değişikliklerden ve bozulmalardan da sorumlu değildir. Kiracı münhasıran kötü kullanımı nedeniyle oluşan hasar ve zarardan sorumludur. Bilirkişi raporunda mutat kullanımdan kaynaklandığı belirtilen boya kirliliğinden davalı kiracının sorumlu tutulması bu yönü ile sözleşmeye ve yasaya uygun değildir. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular karşısında mahkemece bilirkişiden yeni bir rapor alınmak suretiyle, sözleşmenin 9.maddesi hükmü de gözetilerek, münhasıran kötü kullanımdan kaynaklanan hasar ve zarar kalemleri belirlenmeli buna göre tamirat süresi de yeniden tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.