YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6882
KARAR NO : 2019/15515
KARAR TARİHİ : 10.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdur sanığa yargılama aşamasında kamu davasına katılmak isteyip istemediğinin sorulmadığı ve bu hususta herhangi bir karar verilmediği, mağdur sanığın süresinde temyiz dilekçesi verip hükmü temyiz ederek katılma iradesini gösterdiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğundan katılan sanık olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık …
hakkında katılan …’ya karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında olmadığı ancak 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı gözetildiğinde, mağdur ile sanık arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılama devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
2) Sanık … hakkında müşteki …’e karşı yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) İddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; müşteki ….’nin sanık …’ in cep telefonuna tehdit içeren mesaj gönderdiği, daha sonra katılanın çalıştığı iş yerine gittiği, burada alkol alıp sarhoş olduğu, oturduğu masayı devirdiği, görevliler tarafından dışarı çıkarıldıktan sonra sanığın işyerinin camına vurarak camı kırdığı, müştekinin bu davranışları sonrasında çıkan tartışmada sanığın haksız tahrikin etkisiyle hareket ederek eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.