Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/12160 E. 2013/13812 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12160
KARAR NO : 2013/13812
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın TBK.nun 347 maddesi gereğince kira sözleşmesinin bildirimle feshi nedeniyle tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı hakkında son olarak 01.01.1999 tarihinde yenilenen 5 yıl süreli kira sözleşmesine istinaden kiralananın TBK’nun 347 maddesi gereğince tahliyesini talep etmiş, davalı kira sözleşmesini kendisinin imzaladığını, ancak taşınmazda 2009 yılından beri eşi …’ın kiracı olarak bulunduğunu kira paralarının eşi tarafından banka hesabına yatırıldığını davacının da buna ses çıkarmayarak rıza gösterdiğini, bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, kiralananın uzun süreden beri davalının eşinin kullandığını, kira paralarının da davalının eşi tarafından yatırıldığını, bu nedenle durumdan davacının haberinin olduğunu ve kira ilişkisine muvafakat ettiğini belirterek davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddine karar vermiştir.
Taraflar arasında 01.01.1999 tarihli kira sözleşmesinin varlığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Yazılı kira sözleşmesinde kiracı davalı olup, kiralananın davalı tarafından üçüncü kişiye kullandırılıyor olması, davalıyı kira sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinden kurtarmaz. Davalı 01.01.1999 tarihli kira sözleşmesinin eşine devrine davacının muvafakat ettiğini yazılı delille ispatlaması gerekir. Davalının kira sözleşmesinin taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince eşi olan …’a devredildiğine ilişkin bir iddiası bulunmayıp, davacının zımni muvafakatı olduğunu ileri sürmektedir. Bu durumda Davalı, kira sözleşmesinin eşi …’a devrediliğini ve kendisi hakkında kira sözleşmesine istinaden dava açılamayacağını yazılı delille ispatlayamamıştır. Bu nedenle davanın davalıya yöneltilmesinde bir usulsüzlük yoktur. Mahkemece davalı hakkında açılan davada yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.