YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2691
KARAR NO : 2011/3983
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil İstemli
… mirasçıları; … ve müşterekleri ile Hazine, ……, … ve Mahmatlıbahçe Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.04.2010 gün ve 170/209 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebepleriyle dava dilekçesinde sınırları yazılı kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı yargılama safhasında ölmüş, davaya mirasçıları devam etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddi ile Hazine adına tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı … … vekili, kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 9.5.2008 tarihinde keşif yapılmış; nizalı taşınmazın dosya arasında mevcut teknik bilirkişi raporunda gösterilen bölümler halinde 273, 274, 477, 276, 476 ve 478 parseller dahilinde bulunduğu belirlenmiştir. Başka bir anlatımla uyuşmazlık konusu taşınmazın kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan yerlerden olmadığı saptanmıştır. Davaya konu bir kısım taşınmaz bölümünün bulunduğu 273, 274 ve 477 parseller dava dışı üçüncü kişiler adına kayıtlı bulunmaktadır. Bu parseller dahilinde bulunduğu saptanan nizalı kısımlar için kayıt maliklerine yöneltilmiş bir dava bulunmadığına göre söz konusu parseller bakımından davanın reddi bu nedenle doğrudur.
Dava konusu 276 parsel ise, 1951 yılında yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına tespitle 29.3.1952 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Uyuşmazlığa konu 476 ve 478 parsellerin ise öncesi 281 kadastral parsel olup, 1951 yılında gerçek kişi adına tespitle Hazinenin tespite itirazı sonucu ifrazen 476 ve 478 parseller 4.2.1960 tarihinde
Hazine adına sicil oluşmuştur. Davacı taraf, 1950’li yıllardan itibaren zilyetliğe- kadastrodan önceki hukuki nedene dayanarak dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescili isteğinde bulunmuştur. Dava konusu taşınmazların tescil tarihinden sonra tapulu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik kural olarak hüküm ifade etmez. Tespit öncesi neden bakımından ise; dava konusu parsellere ait tutanaklar 29.3.1952 ve 4.2.1960 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 21.3.2005 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık hak düşürücü süre olumsuz dava koşulu olup, tüm def’i ve itirazlardan önce nazara alınır. Belirtilen parsellere ilişkin davanın da hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken olumsuz dava koşulu olan bu yön gözden kaçırılarak işin esasına girilip yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, hüküm redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
Dava konusu taşınmazın dahil olduğu keşfen saptanan bir kısım parsel Hazine adına kayıtlıdır. Dava dışı şahıslar adına kayıtlı olduğu saptanan parseller bakımından maliklerine yöneltilmiş ve usule uygun açılmış bir dava da olmadığına göre Hazine adına tescil isteğinin reddine karar verilmiş olmasında da usul ve yasaya aykırı yön bulunmamıştır.
Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,25 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına 07.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.