YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15567
KARAR NO : 2019/6645
KARAR TARİHİ : 12.09.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali-alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; … ’nın 9.30 metrekarelik kısmının davalıya 30/06/2008 tarihli sözleşme ile 5 yıl süre ile kiraya verildiğini, davalı tarafça sözleşmenin bitiş tarihi olan 29/06/2013 tarihinde çay ocağının teslimi gerekirken sözleşmeye aykırı olarak 11/03/2014 tarihinde teslim edildiğini, davalıdan 30/12/2012-11/03/2014 tarihleri arasındaki dönem için 178,78 TL ısınma bedeli ile 29/06/2013-11/03/2014 tarihleri arasındaki dönem için 5.283,60 TL ceza bedelinin ödenmesini talep ettiklerini, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine Kazan İcra Müdürlüğü’nün 2014/1555 takip sayılı dosyası ile alacakların tahsili için icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiğini, ayrıca bahsi geçen kira sözleşmesi ve şartname gereğince davalı tarafça 30/06/2008-30/12/2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak 206,25 TL ısınma bedelinin ödenmediğini beyanla davalı tarafın Kazan İcra Müdürlüğü’nün 2014/1555 takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve ödenmeyen 206,25 TL ısınma bedelinin yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kira ilişkisinden kaynaklı alacak ve itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda “Sulh Hukuk Mahkemesi” görevlidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re’sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Somut olayda; uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup, dava 06/03/2015 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne aittir.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.