YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10545
KARAR NO : 2013/13077
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere ve kararda yazılı gerekçelere göre davalının kiralananın tahliyesine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının itirazın kaldırılmasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, 02/07/2012 tarihinde başlattığı icra takibinde, taraflar arasında düzenlenen 01/11/2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin 19.maddesindeki “bir kira ödenmediği taktirde gelecek ay kiraları muacceliyet kespeder” şartı gereğince dönem sonuna kadarki 2012 yılı Temmuz,Ağustos,Eylül,Ekim ayları kiralarının da tahsilini istemiştir. Davalı borçlu itirazında kira borcunun talep edilen miktarda olmadığını, artış şartı olmamasına rağmen kira bedelinin tek taraflı artırıldığını bildirmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku
tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 19. maddesinde muacceliyet (ceza) koşuluna yer verildiği görülmekte olup, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracının sıfatına ve kiralananın niteliğine göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinde ödenmeyen 2011 yılı Ekim, Kasım, Aralık ve 2012 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları kirası ile muacceliyet koşulu uyarınca 2012 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ayları kirasının da tahsili istenildiğine göre değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağı üzerinden yapılması gerekirken, muacceliyet koşulu gereğince istenen 2012 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ait kira paraları yönünden de itirazın kaldırılmasına karar verilmesi yeni yasal düzenleme karşısında doğru görülmemiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) No’lu bentte yazılı nedenlerle kararın tahliye yönünden ONANMASINA, (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle alacağa ilişkin kararın 6100 sayılı …ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.