YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7022
KARAR NO : 2013/10748
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2006 yılında Isparta’da hidroelektrik santrali lisansı almak amacıyla kurulduğunu ve 3 yıl süreyle yetkilisinin … olduğunu, şirketin proje hazırlayıp teminat vererek lisans almak dışında hiçbir faaliyeti olmadığını, lisans aldıktan sonra hissedarların şirketteki tüm hisselerini 18.03.2008 tarihinde başkalarına devrettiklerini, 24.03.2008 tarihli ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, şirketin devri sırasında eski ortaklardan 18.03.2008 tarihinde eskiden kalan borç olmadığına dair taahhütname alındığını, devirden sonra borçlandırıcı bir işlem yapılmadığını ve merkezini Mersin’e taşıdığını, 24.08.2010 tarihinde haciz geldiğinde haklarında takip yapıldığını öğrendiklerini, Antalya’da başlatılan takip için itirazda bulunduklarını, şirket eski yetkilisi …’ün düzenlediği 1.100,000 USD’lik bononun takip sebebi olduğunu belirlediklerini takip alacaklısı ve senet lehdarı davalı …’in savcılıktaki 05.10.2010 tarihli ifadesi ve İcra Hukuk Mahkemesindeki beyanlarına göre alacağın gerçek alacak olmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin bu şekilde borçlanmayı gerektirecek faaliyeti bulunmadığını ve kaşenin sahte olduğunu ileri sürerek takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, senedi davacı şirketin o tarihteki yetkili …’ün keşide ettiğini dava dışı yeğeni …’in yurt dışından gönderdiği ve davacı şirket için kullanılmak üzere şirket yetkilisi …’ün şahsi hesabına gönderilen paralara karşılık, müvekkiline duyulan güven üzerine lehdar durumunda bulunduğunu, 05.10.2010 tarihli savcılık ifadesinin, başka bir husus için çağrıldığını zannedip heyecanlanarak o şekilde verdiğini, BK 179 maddesine göre davacı şirketin yeni hissedarlarının da borçtan müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, davalının 05.10.2010 tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesi karşısında; senedin davalı için gerçek bir alacak içermediği gerekçesiyle davanın kabulüne takibe konu 14.12.2007 tanzim, 14.02.2008 vadeli 1.100,000 USD tutarlı bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takipte kötüniyetli olduğu kabul edilerek, alacağın %40’ı oranında 806.397,47 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalı … mirasçılarından alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.