Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/4103 E. 2012/6189 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4103
KARAR NO : 2012/6189
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ile Hazine, dahili davalılar … Belediye Başkanlığı ve … … aralarındaki tescil davasının reddine dair … (…) Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.06.2011 gün ve 564/545 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.06.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. … ve karşı taraftan davalı Hazine vekili Av. … geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, taşlık olarak tapulama harici bırakılan dava konusu 7000 m2 miktarındaki taşınmazın imar ihya ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın Hazineye ait olduğunu ve imar ihya ile kazanma koşullarının gerçekleşmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, TMK.nun 713/6.maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
Davaya dahil edilen … … ile … Belediye Başkanlığı vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının davasının reddine, davalı Hazine vekilinin talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dava konusu 2761 parsele ait tapu kaydının incelenmesinde, taşınmazın dava açılmadan önce 23487 m2 miktarı ve ham toprak vasfı ile 16.04.2004 tarihinde Hazine adına tapuya yeniden tescil yolu ile tescil edildiği ve dava devam ederken 16.07.2004 tarihinde tapuda … oğlu …’a satıldığı, daha sonra tapuda satışların devam ettiği ve en son 09.02.2009 tarihinde yapılan satış sonunda taşınmazın 16487/23487 payının Arap kızı .., 7000/23487 payının ise…oğlu … adına olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece taşınmazın halen dava dışı … ve …’e ait olduğu, tapu maliklerinin davada taraf olmadıkları ve tapulu yerin tescilinin mümkün olmadığı gerekçeleri ile davacının tescil talebinin reddine karar verilmiştir. Tapu iptali ve tescil davasının kayıt malikine, malikin ölmüş olması halinde mirasçılarına karşı açılması gerekir. Bu durumda dava tarihinde taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlı olduğuna göre davaya dahil edilen … … ile … Belediye Başkanlığı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin ret gerekçesi yerinde değil ise de ret kararı sonucu itibariyle doğru olup davacı vekilinin temyiz itirazları bu davalılar yönünden yerinde görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile hükmün … … ile … Belediye Başkanlığı yönünden ONANMASINA,
Hazine aleyhine açılan davaya gelince; dava açıldığı sırada taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlıdır. Bu nedenle Hazinenin davalı olarak gösterilmesi doğrudur. Ancak dava devam ederken taşınmaz tapuda satışlarla el değiştirmiştir. HUMK.nun 186. maddesine göre, dava ikame edildikten sonra iki taraftan biri müddeabihi başkasına temlik ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden tarafla olan davasından sarfı nazar ederek müddeabihi temellük eden kimseye karşı dava eder veya dilerse davasının müddeabihi başkasına temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir. Bu husus kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkemece resen davacı tarafa HUMK.nun 186.maddesi gereğince seçimlik hakkı hatırlatılması, seçimlik hakkını kullanması durumuna göre toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının isteği de gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi, davaya yeni maliklere karşı iptal ve tescil davası olarak devam edildiği takdirde, öncelikle taraf sıfatıyla davada yer almasının sağlanması ile talep gereğince inceleme ve değerlendirme yapılarak, davalı ve devralanın hukuki durumlarının belirlenmesi, devralanın TMK.nun 1023.vd. maddeleri gereğince iyi niyetli olup olmadığı hususu da gözönünde bulundurularak, oluşacak durum ve toplanılacak deliller birlikte nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin davalı Hazine aleyhine temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davalı Hazineden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.