YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/15082
KARAR NO : 2020/18770
KARAR TARİHİ : 30.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hüküm fıkrasında suç adının başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.05.2017 tarih ve 2014/9-207- 2017/266, 09.05.2017 tarih ve 2015/9-179-2017/267 sayılı kararları ile birçok kararda, işlediği bir suç nedeniyle fail hakkında soruşturma bulunmaması, kimliği veya kimlik bilgileri kullanılan kişi adına düzenlenen bir belge olmayışı ve soruşturma yapılmamış oluşu ile tüm belge ve tutanakların sanığın gerçek kimliği ile düzenlenmesi halinde fiilin TCK.nın 268. maddesindeki suçu değil 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesinde “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınılması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması” şeklinde tanımlanan “kimliği birdirmeme” kabahatini oluşturacağı hususu açıkça vurgulanmıştır.
Somut olayda, rutin kontroller sırasında kimlik bilgisi sorulan sanığın hakkında yakalama kararı olduğunu düşünerek mağdurun kimlik bilgisini beyan ettiği, sanık hakkında herhangi bir suç soruşturması ya da kovuşturmasının bulunmadığı ve mağdur adına hiç bir resmi belge düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin idari yaptırımı gerektirdiği ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden temyiz incelemesine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının konusu eylemin oluşturduğu kabahatin zamanaşımına uğraması nedeniyle 5226 sayılı Kabahatler Kanunun 20/2-c maddesi gözetilerek “İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA”, 30.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.