YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13024
KARAR NO : 2013/23694
KARAR TARİHİ : 30.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.05.2013 tarih ve 2011/701-2013/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 02.11.2009 tarih 7 O 160/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenilen ilamda Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş’nin davalı olarak yer aldığı, işbu davanın ise Kombassan Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş’ye karşı açıldığı, her iki şirketin ayrı tüzel kişiliklere sahip bulundukları, ayrıca yabancı mahkemeye konu olayda, davacının Lüksemburg’da kurulu Kombassan Holdings SA 1929 unvanlı şirkete para yatırdığını iddia ettiği, bu durumda davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tenfiz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı tarafın ibraz ettiği ticaret sicil kaydından da anlaşılacağı üzere yabancı mahkeme ilamında ismi geçen Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş’nin ticaret unvanı Kombassan Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş. olarak değiştirilmiştir. Ayrıca usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmekte olup tenfiz mahkemesince yabancı mahkeme kararının içeriği denetlenemez. Bu itibarla, mahkemece davalılara husumet yöneltilmesinde bir yanlışlık olmadığının kabulü ile işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.