YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9795
KARAR NO : 2013/14510
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının süresinde temyiz başvurusu bulunduğundan mahkemenin 15.4.2013 tarihli ek kararının kaldırılması ile davacılının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının ilk prim kesintisini takip eden aybaşından itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının1.4.1995-31.12.1995, 1.5.2004-29.4.2011 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; tarım Bağ-Kur kaydının bulunmadığı, teslim ettiği ürünlerden 27.3.1995, 19.4.2001 tarihleri ile 2004/4. ayından 2011 yılına kadar prim kesintisinin yapıldığı, bunun dışında da 1995-1999 yılları arasında ve 2001, 2002 yılında da ürün teslim ettiği ancak herhangi bir prim kesintisi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Prim kesintisine dayalı tespit davalarında, ilk prim kesintisinin yapıldığı yılı takip eden yıllarda da, prim kesintisinin veya ürün tesliminin yani tarımsal faaliyetin düzenli olması gerekir. Düzenli prim kesintisi ve ürün tesliminden amaç, bunun her yıl yapılabileceği gibi, prim kesintisi veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında devam ettiği durumlarda da düzenli olduğu dolayısıyla tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
O halde, davacının ilk prim kesintisinin yapıldığı ayı takip eden aybaşı olan 1.4.1995 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmesi doğru ise de, ürün tesliminin bulunduğu yıllarda da tarımsal faaliyetinin süreklilik arzettiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendi tamamen silinerek yerine, “Davacının 1.4.1995-31.12.2011 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, 3. bendinde yer alan “AAÜT gereği 1.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin çıkarılarak hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davacıya yükletilmesine 04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.