YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7046
KARAR NO : 2012/9199
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve Hacıahmetli Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair İskenderun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 06.03.2012 gün ve 299/178 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki nedenine dayanarak, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı, çay ve dere yatağı olarak tescil harici bırakılan taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Tüzel Kişiliğine dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamış, herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 30 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz 1932 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında, dere yatağının taşması durumunda taşkına maruz kalabilecek arazi olarak tescil harici bırakılmıştır. Bilindiği üzere ve kural olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17.maddelerine göre böyle bir yerin kazanılması için taşınmazın imar ihya edildikten sonra koşullarına uygun olarak 20 yıl süreyle zilyet edilmesi gerekmektedir.
Dosyada mevcut 22.12.2010 tarihli jeolog-ziraat-inşaat bilirkişileri tarafından ortaklaşa düzenlenen raporda; dava konusu taşınmaz üzerinde dükkan olarak kullanılan bir yapı bulunduğu, dükkanın bulunduğu arazinin dere yatağı olup alanda alüvyon zemin oluştuğu, yapılan dolgular neticesinde taşınmazın dere yatağı ve taşkın alanı niteliğini kaybettiği belirtilmiştir.
Dairenin yerleşmiş içtihatlarına göre, dere yatağının insan eliyle dolgu malzemesi kullanılmak suretiyle kullanılabilir hale getirilmesi imar-ihya sayılamayacağından böyle bir yerin zilyetlikle kazanılması da mümkün değildir. Bu tür yerler TMK.nun 715 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddeleri kapsamında kalan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, özel mülkiyete konu olmayan ve TMK.nun 999. maddesi uyarınca tapuya kayıt ve tescili mümkün bulunmayan yerlerden olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.