Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13250 E. 2021/1802 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13250
KARAR NO : 2021/1802
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 1230 ada 10 parsel sayılı taşınmazı davalılara kiraladığını, kira bedelleri ödenmediğinden icra takibi yaptığını ancak itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve davalıların taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında davasını ıslah ederek davalıların elatmalarının önlenmesine ve 4.250 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, çekişmeli taşınmazın önceki malikinin davalı … olduğunu ve davacıya satış suretiyle temlik edildiğini ancak davacının bir kısım bedeli ödeyemediğinden aralarındaki anlaşma gereğince taşınmazı 2021 yılına kadar kullanacakları hususunda anlaştıklarını, davacı ile aralarında kira ilişkisi bulunmadığını, ayrıca boşandıklarından ayrı yaşadıklarını savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı …’ın diğer davalı …’ten boşanarak ayrı evde yaşadığı gerekçesiyle onun hakkındaki davanın reddine, davalı … hakkında ise elatmanın önlenmesine ve 3.700 TL ecrimisile karar verilmiş hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine “Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 27.11.2017 tarihli ve 2015/5493 Esas, 2017/6798 Karar sayılı ilamı ile dosya içeriği ve toplanan delillerden dava tahliye ve kira alacağı için başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durması nedeniyle itirazın iptali isteğiyle Alaşehir Sulh Hukuk Mahkemesinde açıldığı, anılan mahkemece davanın tahliye davası olmayıp elatmanın önlenmesi davası olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği davacının 28.03.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle davasının elatmanın önlenmesi ve 4.250 TL ecrimisil davası olduğunu açıkladığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar; davalı … çekişmeli taşınmazı davacıya sattığını ve satış bedelinden bir kısmı ödenmediği için 2021 yılına kadar oturması için anlaştığını savunmuş ise de, bu savunmasını kanıtlayamadığından davalı … hakkındaki elatmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı gibi davalı …’in ecrimisilden sorumlu tutulması da kural olarak doğrudur. Ancak, bilindiği üzere ecrimisil, haksız işgalin başladığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasındaki dönem için istenebilir. Öte yandan, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede devam eden dava görevsizlik kararı veren mahkemedeki davanın devamıdır. Somut olayda; mahkemece ıslah tarihine kadar ecrimisile hükmedilmiştir.Hal böyle olunca; 29.10.2012 tarihinden Alaşehir Sulh Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı tarihe kadar belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.Kabule göre de; ecrimisil isteğinin bir kısmı reddedildiği için reddedilen bölüm yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması ve harcın kamu düzenini ilgilendirdiği ve resen gözetilmesi gerektiği kuralı gözardı edilerek elatılan taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden harcın alınmamış olması da isabetsizdir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, elatmanın önlenmesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ,ecrimisil isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1.Davalı … vekilinin ecrimisil istemine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Davalı … vekilinin elatmanın önlenmesi istemine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki elatmanın önlenmesi yönünden harcın kamu düzenini ilgilendirdiği ve resen gözetilmesi gerektiği halde bu husus gözardı edilerek elatılan taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden harcın alınmamış olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiş mahkemece bu eksiklik giderilmemiştir. Ayrıca bozma ilamında elatmanın önlenmesi yönünden harç yönünden bozma yapılmış diğer yönler yönünden bozma yapılmamış olmasına rağmen mahkemece elatmanın önlenmesine yönelik kararın kesinleştiği gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır. Elatmanın önlenmesi talebi yönünden bozma ilamının gereği yerine getirilerek harcın ikmal ettirilip yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.