YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9612
KARAR NO : 2020/14958
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında katılan sanıklar … ile …’a yönelik gerçekleşen olaylar için ayrı ayrı kasten yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla; iki ayrı katılan sanığa yönelik yaralama suçu nedeniyle ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, hangi katılan sanığa yönelik karar verildiği belirtilmeden kasten yaralama suçundan tek mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
2- Sanığın katılan sanık …’a yönelik eylemi bakımından; 5237 sayılı TCK’nın 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde de CMK’nın 253/1. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu, ancak aşamalarda usulünce uzlaşma işlemlerinin yerine getirilmediği; sanığın katılan sanık …’a yönelik eylemi bakımından ise; kasten yaralama suçunun suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı; ancak hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, sanık hakkında katılan sanık …’a yönelik mala zarar verme suçu ve birlikte işlenen kasten yaralama suçu ile katılan sanık …’a yönelik kasten yaralama suçu bakımından uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş olsa da, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi, ayrıca iptal kararının, CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, 5237 sayılı TCK’nın 86/2. maddesinde düzenlenen katılan sanık …’a yönelik kasten yaralama suçu yönünden aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.