YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1012
KARAR NO : 2020/2355
KARAR TARİHİ : 08.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, anneleri mirasbırakan Naziye Arlı ile birlikte Nurettin Ergün’e verdikleri vekaletnameler ile toplam 80/384 oranında paydaşı oldukları 188, 193, 234, 881 ve 1279 parsel sayılı taşınmazları okul, cami, park ve çocuk bahçesi yapılmak üzere Çakmaklı Köy tüzel kişiliğine bağışladıklarını, ancak davalının akte konu 188, 193 ve 234 sayılı kadastral parsellerin şuyulandırma neticesinde oluşan 201 ada 1, 203 ada 19 ve 212 ada 29, 30 ve 31 nolu imar parsellerinde bağış koşullarını yerine getirmediği gibi, 203 ada 19 parsel sayılı taşınmaz dışındaki 4 adet imar parselini davalının 3. kişilere satış suretiyle temlik ettiğini tapu müdürlüğüne başvurmaları neticesinde öğrendiklerini ileri sürerek davalı adına kayıtlı 203 ada 19 nolu imar parselinin payları oranında tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline; üçüncü kişilere temlik edilen 201 ada 1, 212 ada 29, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, toplam satış bedeli olan 5.088.000,00 TL den paylarına düşen 1.060.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, hak düşürücü sürenin dolduğu gibi şuyulandırma işleminin ayakta olduğunu ve kamu yararı gözetilerek mevzuata uygun işlem tesis edildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 203 ada 19 parsel sayılı taşınmaz yönünden temlikten bu yana geçen uzun zamana rağmen bağış koşulunun yerine getirilmediği gerekçesi ile iptal-tescil isteğinin kabulüne; 201 ada 1 ve 212 ada 29, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise taşınmazların 3. kişilere satılması nedeniyle şartın yerine gelme imkanının bulunmadığı gerekçesi ile satış bedelinden davacıların payına isabet eden miktar olan 1.060.000,00 TL nin davalıdan tahsiline dair verilen karar Dairece “…Somut olaya gelince, bağışın koşullu olduğunda tereddüt bulunmadığı gibi geçen süre zarfında koşulun yerine getirilmediği de açıktır. Ne var ki, imar işleminden sonra çok uzun süre bu konuda dava açılmadığı gözetildiğinde, davacıların B.K.nin 246/1. (TBK. nin 297/1.) maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde bağıştan dönme hakkını kullanmadıkları, başka bir deyişle eldeki davayı hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı tartışmasızdır. Öte yandan, B.K.nin 246/3. (TBK. nin 297/3.) maddesi hükmüne göre bağışlayan, sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları, ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilir. Bu durumda davacıların mirasbırakanı annelerinin payına ilişkin açtığı dava yönünden de murisin ölüm tarihi gözetildiğinde 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği de sabittir. Hâl böyle olunca, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Belediye vekili tarafından süresi içerisinde, vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından da süresi içerisinde katılma yolu ile temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 25.20. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 25.20. TL bakiye onama harcının da diğer temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.