Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/4115 E. 2019/9011 K. 15.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4115
KARAR NO : 2019/9011
KARAR TARİHİ : 15.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada .bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı … Bilgili, mevki ve sınırları belirtilen taşınmazın 20 yılı aşkın süredir zilyetliği altında bulunduğunu açıklayarak adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın dere yatağı vasfında olup zilyetlikle edinilmesi mümkün yerlerden olmadığından ve davalı … vekili ise, taşınmazın dere kenarında olup sel tehlikesi altında bulunduğundan ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğundan davanın kabulü ile 16.06.2011 tarihli teknik bilirkişi raporunda D harfi ile gösterilen 905,05 m2’nin davacı adına tesciline karar verilmiş olup, davalı Hazine vekili tarafından temyiz itirazı üzerine Daire’nin 28.03.2013 tarihli ve 2012/10646 Esas, 2013/4555 Karar sayılı ilamıyla davanın, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nin 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkin olduğuna ancak eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, davacının davasının kabulüyle fen bilirkişisinin 15.12.2014 tarihli krokili raporunda A harfi ile gösterilen 905,05 m2’lik kısmın … ili, … Köyünde son bulan parselden sonra yeni bir parsel numarası verilmek sureti ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava hakkında verilen karar yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Yerel mahkeme Daire bozmasına uymuşsa da bozmanın gereğini tam olarak yerine getirmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında dava tarihinden geriye doğru 20 – 30 yıl öncesine ait (1980-1990 yılları arası) en az iki farklı tarihe ait stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması gerektiği belirtildiği gibi, daha önce götürülmeyen iki jeodezi ve fotoğrametri uzmanı mühendis ile teknik bilirkişiden kurulu heyet aracılığıyla keşif yapılması ve keşifte hava fotoğrafları, fotometrik ve fotoğrametrik uygulanması, keşfe götürülecek uzman bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan panoramik fotoğraflarının çektirilerek Mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmasının sağlanması, taşınmazın imar ve ihya edilip edilmediği, kültür arazisi haline getirilip getirilmediği veya hangi konumda bulunduğu, taşınmazın hangi tarihler arasında imar ve ihyasının tamamlandığı, tarımsal amaçlı zilyetliğin başladığı tarih ve zilyetliğin kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü hususunda bilirkişi kurulundan tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkemece, hava fotoğrafları getirtilmeden ve bozmada belirtilen dışında teknik bilirkişilerce icra edilen keşif neticesinde düzenlenen rapor hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan eksiklik ve hatalar giderildikten sonra bozmaya uygun şekilde yeniden yapılacak keşif neticesinde bilirkişi kurulundan rapor aldırılıp oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
15.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.