Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/4788 E. 2020/4932 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4788
KARAR NO : 2020/4932
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/06/2015 tarih ve 2005/958 Esas -2005/1369 Karar sayılı ilamı ile … İli Selçuklu İlçesi Hocacihan Mahallesi 20071 ada 10 parsel nolu taşınmazın hissedarlarından …,…,…,… ve …’yi temsil etmek üzere Konya Defterdarının kayyım olarak atandığını, bu kişilerin mal varlığının on yıllık yönetim süresinin dolduğunu ve bugüne kadar hiçbir hak sahibi ortaya çıkmadığını, bu nedenle taşınmazda adı geçen hisse maliklerinin gaiplikleri ile taşınmaz satış bedelinden hisselerine düşen bedelin işlemiş olduğu faiz ile birlikte Hazine hesabına aktarılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın açıldığı Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin karar Dairece davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna işaret edilerek bozulması üzerine görevsizlik kararı sonrası davaya bakan mahkemece, davacının talepleri TMK’nın 588. maddesine dayanmakta olup, buna göre kayyım atanan kişilerin mirasçısının bulunmaması ve kayyımlık görevinin devamı gerekmediği, Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli 2017/1825 Esas 2018/1843 Karar sayılı kararı ile kayyımlık kararı kaldırıldığından dava şartının ortadan kalktığı gerekçesiyle alacak davası ve birleştirilen gaiplik davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, Türk Medeni Kanunu′nun 588. maddesine dayalı alacak isteğine ilişkin olup; dosya içeriğine, toplanan delillere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine.
Ancak, tefrik edilmiş olan gaiplik isteği hakkında da hüküm kurulması doğru değildir. Nitekim bu hususta sehven hüküm kurulduğu gerekçeli kararda da belirtilmiştir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının hüküm kısmının 1-b bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, kararın bu hali ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.