YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/663
KARAR NO : 2021/1403
KARAR TARİHİ : 16.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın, yargılama konusu eylemi neticesinde müştekinin, Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalının 14/01/2015 tarih ve 17 sayılı raporuna göre yaşamsal tehlike geçirecek ve orta (2.) derecede kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanması karşısında, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olacak şekilde atılı suçu işleyen sanık hakkında, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezası belirlenirken, TCK’nin 3. maddesine belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” ve TCK’nin 61. maddesinde yer verilen ölçütler nazara alınarak, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
2) Sanık ile müşteki suç tarihinde aynı iş yerinde çalışmakta olup, şantiye aracının şantiye alanına bırakılması meselesinden çıkan tartışmanın sonrasında karşılaşan taraflar arasında meydana gelen kavga olayında ilk haksız hareketin kimden geldiği hususunun tanık anlatımları ile de aydınlatılamamış olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanarak 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (¼) oranında uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
3) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.