YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17161
KARAR NO : 2019/4570
KARAR TARİHİ : 30.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık … … hakkında; dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraat
Sanık … hakkında; dolandırıcılık suçundan TCK’nın 157/1, 43/1, 52/2, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanık … …’in beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili; dolandırıcılık suçundan sanık …’un mahkumiyetine ilişkin hüküm ise sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’in …Sigorta Reasürans Brokerlığı Ltd.Şti.nin yetkilisi, diğer sanık …’un ise bu şirketin muhasebecisi olduğu, katılan şirket ile …Sigorta Reasürans Brokerliği Ltd.Şti. arasında mevcut brokerlik sözleşmesi gereği katılan şirketin tüm sigorta işlemlerinin Anadolu Sigorta kapsamında sigortalanması için sanık … …’in aracılık yaptığı, bu dönemde muhasebe işlerine bakan sanık …’un katılan şirketin antet ve yetkili imzasını taşıyan belgelerin yazılı bölümlerini kapatarak fotokopi çekmek suretiyle elde ettiği kağıtlara katılan şirket tarafından Anadolu Sigortaya yazılmış gibi hasar ödemelerinin …Ltd.Şti.ne yapılması konusunda talimat hazırlayıp kullanmak suretiyle Anadolu Sigortadan katılan şirkete ödenmesi gereken 09/05/2007 tarihinden 12/11/2009 tarihine kadar toplam 97.762 Euro yu hasar bedeli olarak tahsil ederek katılan şirkete vermemek suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının işlendiğinin iddia olunduğu olayda; sanık … …’in şirket yetkilisi olması, sanık …’un ise bu şirketin muhasebeci olması karşısında; eylemin temas ettiği TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca sanık … hakkında ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 30/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.