YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3818
KARAR NO : 2019/7836
KARAR TARİHİ : 19.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, davacının dava konusu 257 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 5/6 hissesini 04.09.2007 tarihinde satın aldığını, satın alır almaz davalılara taşınmazı derhal tahliye etmelerini bildirdiğini ancak tahliye etmediklerini, davalıların kira ödedikleri iddiasının ise afaki ve kötüniyetli olduğunu, davalıların arsa üzerinde hurda ticareti yaptıklarını açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 8.000 TL’nin 04.09.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 19.02.2014 tarihinde harcını da yatırdığı ıslah dilekçesi ile talebini 85.505,55 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı … vekili, davalı …’ın dedesi olan diğer davalı …’nin dava konusu taşınmazın 500 m2 arsası ve üzerindeki barınağı, 01.01.1986 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca dava dışı….’dan kiraladığını, söz konusu kira sözleşmesi uyarınca kullanılan taşınmazın kullanım alanının 500 m2’den 1000 m2’ye 11.06.1987 tarihinde çıkarıldığını, bilahare söz konusu sözleşmenin, yeni sözleşmeler yapılarak yenilendiğini ve dava konusu taşınmazın 1.000 m2’sinin 1986’dan beri kira sözleşmesi tahtında kullanıldığını, davacının dava konusu taşınmazı iktisap ettikten sonra noterden herhangi bir ihbar veya ihtarname göndermediğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, 17.09.2014 tarihli yargılama oturumunda, 1986 yılında…. bu yeri kiraladığını, daha sonra da şeker hastası olunca bu yeri …’nin de içinde bulunduğu torunlarına devrettiğini, devredeli yaklaşık 20-25 yıl olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın ıslah edilmiş şekli ile kısmen kabulüne ve 04.09.2007-20.10.2010 tarihleri arasında oluşmuş 60.056,77 TL bedelin kademeli olarak yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davalı taraf dava konusu olan taşınmazı kiraladıklarını beyan etmişlerse de; dosya kapsamı itibariyle kiralayanın 1999 yılında vefat ettiği, davacı tarafça taşınmazın 04.07.2007 tarihinde satın alındığı, kiralayanın 1999 yılında vefatı sonrasında da davacı tarafla davalılar arasında bir kira ilişkisinin mevcut olduğu hususu ispatlanmadığından, davalı tarafın dava konusu olan bu taşınmazda kiracı olduğuna dair savunmasına itibar edilmediği, her ne kadar davalı taraf geçmişte dava konusu taşınmazda kiracı ise de, sonrasında kiracılık ilişkisinin devam etmemesi ve davalı tarafın taşınmazda fuzuli işgalci konumunda olması nedeniyle ikinci ve üçüncü keşif sonucu ibraz edilen ve denetime uygun bilirkişi raporları doğrultusunda karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de; gerekçe dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dosya arasında bulunan dava konusu taşınmaza ait tedavüllü tapu kaydının incelenmesi sonucu, taşınmazın 2/3 hissesinin 17.2.1954 tarihinde satış yoluyla ….. adına, daha sonra 1/6 hissesinin 15.6.1954 tarihinde satış yoluyla ….. adına tescil edildiği, ….. adına tescil edilen toplam 5/6 hissenin 07.09.2007 tarihinde mirasçıları V…. ve … adına intikal gördüğü, aynı tarihte anılan 5/6 hissenin ….. mirasçıları tarafından davacı …’a tapuda satıldığı, neticede davacının 5/6 hissesinin 26.10.2010 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye satılarak devredildiği anlaşılmaktadır. Yine dosya arasında, önceki malik… ile…. arasında taşınmazın 500 m2’si ile ilgili düzenlenen 01.01.1986 başlangıç tarihli, taşınmazın 1000 m2’si ile ilgili olarak düzenlenen 01.01.1988 başlangıç tarihli, yine taşınmazın 1000 m2’si ile ilgili olarak önceki malik… ile … arasında düzenlenen 01.01.1989, 01.01.1993 ve 01.01.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesi örnekleri bulunmaktadır. Dosya arasındaki mirasçılık belgesine göre ….. 16.12.1999 tarihinde vefat etmiştir. Bilindiği üzere, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 310.maddesine göre; sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Gerek önceki kiraya veren tarafından gerekse davacının taşınmazda hisse satın almasından sonra davacı tarafından kira ilişkisinin sona erdirildiğine ilişkin bir ihbar ve bildirimde bulunulmamış, kira sözleşmesi sona erdirilmemiştir. Kaldı ki davacı vekili 14.03.2013 havale tarihli dilekçede, “…davalı yanın iddia ettiğinin aksine kira sözleşmesine bir itirazımız bulunmamakla birlikte davalı yanın kira bedeli ödemeden oturduğu yıllar için ecrimisil talebimiz bulunmaktadır…” demek suretiyle kira sözleşmesinin varlığını kabul etmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalıların dava konusu taşınmazda kiracılık ilişkisine dayalı olarak bulundukları anlaşıldığından, ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 19.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.