Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/4816 E. 2020/5072 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4816
KARAR NO : 2020/5072
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalıların 5543 sayılı İskan Kanunu kapsamında göçebe hayatı yaşadıklarını ileri sürerek iskana başvurduklarını, Mahalli İskan Komisyonunun 15.03.1996 tarih ve 59 nolu kararına istinaden, 1744 parsel sayılı taşınmazın davalılara temlik edildiğini, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı müfettişlerince başvuru sahibi olan aile reisi …’nın müracaat tarihinden ve hak sahipliği kararı alınmadan önce sigorta kaydının bulunduğu, bu nedenle hak sahipliklerinin iptal edilmesi gerektiği hususunun tespit edilmesi üzerine, Mahalli İskan Komisyonunun 06/04/2012 tarih ve 2012/239 nolu kararı ile hak sahipliğinin ve daha önce alınmış komisyon kararının iptal edilmesine karar verildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu yerin tapuya tesciline dayanak olan taşınmazın davalılara tahsisinin iptaline ilişkin idari işlemin Hatay İdare Mahkemesinin 2015/44 E – 2015/293 K sayılı kararı ile iptal edildiği ve anılan iptal kararının kesinleştiği, böylece taşınmazın tesciline dayanak idari işlemin varlığını devam ettirdiği, tapu sicili dayanağının çökmediği ve tescilin yolsuz hale gelmediği gerekçesi ile davanın reddine ve davalı taraf lehine maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmiş, verilen karara karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine, Gaziantep Bölge Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 27.09.2018 tarihli ilamı ile, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, hak sahipliğinin geri alınmasına ilişkin komisyon kararının İdare Mahkemesi’nce iptal edildiği, bu şekilde davanın dayanağının ortadan kalktığı, yolsuz tescil durumunun mevzu bahis olmadığı saptanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; davacı tarafın yerinde olmayan istinaf itirazlarının reddine, davalı tarafın istinaf itirazlarının incelenmesinde ise; Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca değer esası üzerinden nispi harca tabi olan uyuşmazlık taşınmazın aynına yönelik olduğundan ve davanın konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesi mümkün bulunduğundan AAÜT 13.maddesi gereğince taşınmazın toplam değeri olan 105.000 TL. üzerinden nispi avukatlık ücreti takdir ve tayin edilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi’nin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, davalılar lehine 11.150 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hâkimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; 12.07.2013 tarihinde kabul edilen 6495 sayılı kanun ile 5543 sayılı İskan Kanununa eklenen geçici 7/3 . fıkrasında Mülga 2510 sayılı yasaya göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu kanuna göre devam eder hükmüne yer verilmek suretiyle, yürürlükten kalkan 2510 sayılı Kanun döneminde hak sahibi olanların hak sahiplerinin herhangi bir koşul aranmadan devam edeceği vurgulanmış olup, davanın reddedilmesi bu gerekçeyle ve sonucu itibariyle doğru olduğuna göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
14/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.