Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/11845 E. 2021/4447 K. 31.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11845
KARAR NO : 2021/4447
KARAR TARİHİ : 31.03.2021

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Kısmen kapama karışık meyve bahçesi ve kısmen sulu arazi niteliğindeki … İli, … İlçesi, … Köyü 117 ada 1 ve 2 parsel ile kapama karışık meyve bahçesi niteliğindeki 118 ada 2 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak,
1-) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
2-) Anayasa Mahkemesinin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise
bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından başlayarak Dairemiz karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi ve derhal ödenmesi gerektiğinden,
a-)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (13) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına,
b) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6,7 ve 8 nolu bentlerinin hükümden çıkarılmasına ayrı bent olarak (Tespit edilen toplam 203.211,00 TL kamulaştırma bedelinin bozma öncesi tespit edilen 133.213,00 TL’lik kısmına 24/04/2015 tarihinden ilk karar tarihi olan 01/12/2015 tarihine kadar, bozma sonrası artan 69.998,00 TL’lik kısmına ise 24/04/2015 tarihinden Dairemiz karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına,) cümlesinin yazılmasına,
c) Ayrı bir bent olarak (Tespit edilen 203.211,00 TL kamulaştırma bedelinin, üçer aylık vadeli hesaba yatırılan kısmın biriken neması ile birlikte davalıya derhal ödenmesine, bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, (Yazılacak müzekkerede mahkemenin 01/12/2015 tarihli kararı uyarınca ödeme yapılmış ise, bu hususun göz önünde bulundurulmasının istenmesine)) cümlesinin yazılmasına,
Bent sıralarının buna göre teselsül ettirilmesine,Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 31/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.