YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5106
KARAR NO : 2020/5347
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ:… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada; Davacı vekili, … ilinde 2510 sayılı İskan Kanununa göre 24/08/1995 tarihinde … Mahalli İskan Komisyonunca hak sahibi yapılan Tekeli Yörük göçebe aileler bulunduğunu, anılan kanuna göre devlet memurları, kadrolu ve mevsimlik işçiler, Bağkur’a kayıtlı olanlar, tüm emekliler, esnaf, sanatkar ve tüccarlar veya göçer hayvancılık dışında herhangi bir işle uğraşanların hak sahibi olamayacaklarının düzenlendiğini, SGK’da kaydı bulunan davalıların, 13/12/2011 tarihli Mahalli İskan Komisyonu kararı ile hak sahipliğinin ve daha önce alınmış komisyon kararlarının iptaline karar verildiğini, İskan Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 18. maddesine göre, hak sahipliği iptal edilenlere verilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilinin istenebileceğinin düzenlendiğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı 4106 ada 16 parsel sayılı taşınmazda bulunan 27 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Davalılar, Mahalli İskan Komisyonu’nun 13.12.2011 tarihli ve 02 no’lu iptal kararının iptaline ilişkin idari yargıda açılan davanın sürdüğünü, eldeki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, hak sahipliğinin iptaline ilişkin komisyon kararının kesinleşen idare mahkemesi kararı ile iptal edildiği, yapılan işlemin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddedilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
K A R A R-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 12.07.2013 tarihinde kabul edilen 6495 sayılı kanun ile 5543 sayılı İskan Kanununa eklenen geçici 7/3 . fıkrasında Mülga 2510 sayılı yasaya göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu kanuna göre devam eder hükmüne yer verilmek suretiyle yürürlükten kalkan 2510 sayılı Kanun döneminde hak sahibi olanların hak sahipliklerinin herhangi bir koşul aranmadan devam edeceği vurgulanmış olup, davanın reddedilmesi bu gerekçeyle ve sonucu itibariyle doğrudur. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.