YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3465
KARAR NO : 2019/4680
KARAR TARİHİ : 07.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 193 ada 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın çatı katını dava dışı…. haberleşme şirketine kiraladığını, kira sözleşmesi uyarınca şirketin çatı katına baz istasyonu kurduğunu, şirketin davalı şirkete devrinden sonra söz konusu baz istasyonu ve konteynırın kullanılmadığını ileri sürerek elatmasının önlenmesine, konteynırın kaldırılmasına ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, zamanaşımı itirazında bulunup, davaya konu konteynırın davacının izni olmadığından sökülemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kira sözleşmesi bitiminden itibaren davalının haksız işgalci olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile baz istasyonu kabininin sökülerek kaldırılması suretiyle davalının elatmasının önlenmesine ve 33.669 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan ve yıkılması istenilen yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, 193 ada 18 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı kurulu 5 adet bağımsız bölüm bulunduğu, bağımsız bölümlerin davacı adına kayıtlı bulunduğu, eldeki davanın, baz istasyonu kabininin sökülerek kaldırılması, davalının elatmasının önlenmesi ve ecrimisil istekleri ile açıldığı, davacının 21.07.2014 tarihli dava dilekçesi içeriğine göre 20.000 TL ecrimisil isteğine karşılık dava değeri 20.000 TL olarak belirlenerek bu değer üzerinden 341,55 TL peşin harç alındığı, 08.07.2015 tarihli bilirkişi raporu uyarınca 33.669 TL ecrimisil belirlenmesi üzerine davanın ıslah edilerek talep sonucunun ecrimisil isteği ile ilgili olarak 13.669 TL artırılarak bu değer üzerinden 233,44 TL ıslah harcı alındığı, yıkım ve elatmanın önlenmesi isteklerinin harçlandırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve yıkım istekleri ile ilgili olarak keşfen saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.