Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/9855 E. 2019/6782 K. 02.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9855
KARAR NO : 2019/6782
KARAR TARİHİ : 02.07.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi pul yokluğundan reddedikten sonra Dairenin 22.01.2018 tarihli ve 2015/16486 Esas, 2018/999 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde duruşma istemli olarak kararın düzeltilmesi istenmiş ancak 30.06.1927 tarihli 4/6 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararı uyarınca karar düzeltme incelemesinde duruşma yapılması mümkün olmadığından dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, haciz yapılan adresin müvekkiline ait resmi adres olduğunu, adreste ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, borçlunun haciz anında hazır bulunmadığını, haciz mahallinde borçluya ait evraka rastlanmadığını, ispat külfetinin alacaklı tarafta olduğunu, ayrıca taraflarınca kira sözleşmesi, faturalar sunulduğunu belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz yapılan adresin depo olduğunu, deponun camlarının gazete kağıdı ile kapalı olduğunu ve herhangi bir firma tabelasının olmadığını, camında kiralık yazdığını, üçüncü kişinin sunduğu vergi levhasındaki adresin haciz adresi olmadığını, ayrıca mahcuzlara ait ithalat faturalarının borçlu adına olduğunu ve borçludan son bir ay içinde davacı üçüncü kişi tarafından satın alınmasının borçlunun mal kaçırmak amacı ile hareket ettiğinin kanıtı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının sunduğu faturaların her zaman düzenlenebilecek ve temin edilebilecek evraklardan olduğu, faturaların gerçekliğinin davacı tarafından ispatı gerektiği ancak davacının 04.03.2015 tarihli celsenin ilgili ara kararını yerine getirmediği ve bilirkişi incelemesinden zımnen vazgeçtiği kanaatine varıldığı, davacının iddiasını şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt ile kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 22.01.2018 tarihli ve 2016/16486 Esas, 2018/999 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, onama kararına karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmamıştır. Haciz mahallinde borçlu olmadığı gibi borçluya ait herhangi bir evrak da bulunmamıştır. Bunun yanı sıra üçüncü kişi şirket yetkilisi haciz mahalline gelerek, haciz adresine ilişkin kira sözleşmesi sunmuştur. Bu durumda İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi üçüncü kişi şirket lehine olup ispat külfetinin alacaklı tarafta bulunduğunun kabulü gerekir. Alacaklı vekili borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile muvazaalı haraket ettiğini iddia etmiş, ithalat kayıt belgeleri ve faturalar, sicil bilgileri, bilirkişi incelemesi, tanık ve başkaca delillere dayanmıştır. Öyle ise Mahkemece, alacaklının dayandığı tüm delillerin toplanıp, tanıkların bildirilmesi için süre ve imkan verilmesi ve bundan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği ayrıca davacı üçüncü kişi dava dilekçesi ile tanık deliline dayanmış ve bilahare tanıkların isimlerinin bildirileceği belirtilmiş, daha sonra tanıkların isim ve adresleri bildirilmesine rağmen Mahkemece “ duruşmanın aleniliği ilkesi gereği duruşmada tanık deliline karar verilmesine” evrak üzerinden karar verildiği halde, tanık dinlenilmesi talebinin reddi de doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanması nedeniyle, karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Dairemize ait 22.01.2018 tarihli ve 2015/16486 Esas, 2018/999 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak, yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 02.07.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.