YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1346
KARAR NO : 2019/12535
KARAR TARİHİ : 10.10.2019
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2012 08497 Ticaret- Hizmet numaralı, 16,41 ve 45. emtia sınıflarında tescili bulunan …. şekil markasının hak sahibi olan katılan …’ün vekilinin Cumhuriyet Savcılığına sunduğu dilekçelerle, Rıhtım Copy adlı kırtasiyeyi işleten sanığın, …. markalı ürünleri üretip sattığı yönündeki şikayetleri üzerine, sanığa ait kırtasiye dükkanında 07.03.2014 günü yapılan aramada … markasını taşıyan 505 takım, 21.03.2014 günü yapılan aramada 87 takım, 10.04.2014 günü yapılan aramada 2 takım ders notu fotokopisi ile 15.04.2014 günü yapılan aramada … markasını taşıyan dosyalar ihtiva eden bilgisayarın ele geçirilmesi üzerine; sanığın, katılan adına tescilli markayı aynen kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz suçunu işlediğinden bahisle ( suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı KHK’nın 61/A-1, TCK’nın 43. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılıp, yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmişse de;
Dosya içerisinde mevcut bulunan ve sanığa ait işyerinde ele geçirildiği anlaşılan suça konu ders notu fotokopileri incelendiğinde; bu fotokopilerin Hukuk Fakültesinde okutulan derslere ilişkin olup, dersi anlatan öğretim görevlilerinin anlatımlarının, derse katılan bir öğrenci tarafından birebir kaleme alınıp yazıya dökülmek suretiyle oluşturulduğu, ders notu fotokopilerinin en üst sayfasında … + şekil markasının bulunduğu ve hemen alt kısmında “hukuku kolaylaştırmak cenartla mümkün” yazısı ile ilgili dersin ismi (Örn: Anayasa Hukuku, Kıymetli Evrak Hukuku gibi.) ve ders notlarının hangi tarih aralığına ilişkin olduğuna dair ibarelerin bulunduğu, katılan tarafından hazırlanan orjinallerinin de bandrolsüz ve ciltlenmemiş şekilde satışa sunulduğu, sanığın ise katılan tarafından derlenen bu notların fotokopisini çekip satışa sunduğu anlaşılmıştır.
Marka hakkının korunabilmesi için öncelikle marka tescilinden doğan hakkın hukuka uygun olması ve marka hakkına konu olan mal veya hizmetin haksızlık içermemesi gerekir. Temyize konu olayda ise; yukarıda anlatıldığı üzere marka hakkı sahibi olan katılanın, öğretim görevlilerinin derste anlattığı özgün düşüncelerin yazıya dökülmüş halini, fikri mülkiyet hakkı sahibi olan öğretim görevlilerinin basım ve yayını konusunda onayları da olmaksızın derleyerek çoğaltıp, üzerinde tescilli markasını kullanarak satışa sunması, başka bir anlatımla, aslen hak sahibi olmadığı bir ürün üzerinde tescilli markasını kullanarak bunu mal edinmesi hukuken korunabilecek bir değer taşımaz.
Yukarıda anlatılan bilgiler ışığında ve hukukun genel ilkeleri çerçevesinde sanığa yüklenen eylem marka hakkına tecavüz suçunu oluşturmayacağından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2) Adli Emanetin 2014/5538, 2014/5990 ve 2014/600 sırasında kayıtlı malzemeler hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.