Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/9544 E. 2020/14321 K. 03.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9544
KARAR NO : 2020/14321
KARAR TARİHİ : 03.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
2-Sanığın ikinci kez mükerrir kabul edildiği …Sulh Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 tarihinde yerine getirilen, 21/11/2011 tarih ve 2011/141 Esas – 2011/964 Karar sayılı ilamında tekerrüre esas alınan … Sulh Ceza Mahkemesinin 16/04/2010 tarih ve 2009/1038 Esas – 2010/420 Karar sayılı ilamına konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. maddesinde yazılı tehdit suçuna ilişkin olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı ve bu suçtan uyarlama yargılaması yapılarak 01/02/2019 tarihli ek karar ile sanık hakkında açılan davasının uzlaşma sebebiyle düşürülmesine karar verildiği,bu sebeple bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı ,sanığın adli sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilamın bulunmadığı anlaşılmakla,sanığın birinci kez mükerrirliğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun’un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun’un 53/3.maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK’nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine,” cümlesinin yazılması ve sanık hakkında kurulan hükümden ikinci defa tekerrür uygulanmasına ilişkin olan kısımların çıkartılması ile yerine “Sanığın adli sicil kaydında yer alan Kocaeli (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 tarihinde yerine getirilen, 21/11/2011 tarih ve 2011/141 Esas – 2011/964 Karar ilamındaki 3 ay 22 günlük hapis cezası ile mahkumiyet nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 58/2-b. maddesi uyarınca birinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince hapis cezalarının mükerrirlere göre infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,” cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 106/1-1.cümlesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
3-Sanığın ikinci kez mükerrir kabul edildiği …. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 tarihinde yerine getirilen, 21/11/2011 tarih ve 2011/141 Esas – 2011/964 Karar sayılı ilamında tekerrüre esas alınan …Sulh Ceza Mahkemesinin 16/04/2010 tarih ve 2009/1038 Esas – 2010/420 Karar sayılı ilamına konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. maddesinde yazılı tehdit suçuna ilişkin olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı ve bu suçtan uyarlama yargılaması yapılarak 01/02/2019 tarihli ek karar ile sanık hakkında açılan davasının uzlaşma sebebiyle düşürülmesine karar verildiği,bu sebeple bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilamın bulunmadığı anlaşılmakla,sanığın birinci kez mükerrirliğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.