Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/1175 E. 2012/7908 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1175
KARAR NO : 2012/7908
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ve müşterekleri ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Posof Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 11.10.2011 gün ve 82/113 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar, … ve arkadaşları vekili, dava konusu 121 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların öncesinin ortak muris …’ye ait olduğunu, ancak adı geçen tarafından 10.01.1985 tarihli adi senetle davacılardan … ile diğer davacıların yakın murisleri … (…) …’ye satılıp devredildiğini, terekeye ait mal olmaktan çıktığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların öncesinin …’ye ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya içeriğine, mirasçılık belgesine göre taraflar ….’nin mirasçısıdırlar. Somut olayda, çözüme kavuşturulması gereken husus; …nin sağlığında dava konusu taşınmazları davacılara satıp satmadığıdır.
6100 sayılı HMK’nun 261/1.maddesi hükmüne göre, tanıklar ayrı ayrı dinlenir ve biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamazlar. Tanıklar gerektiğinde yüzleştirilir. Hakkında kanuni düzenleme bulunmamakla birlikte Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, yerel bilirkişilerin de dinlenilme usulü tanıklar gibidir.
Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, tanıklar ve yerel bilirkişiler usul hükümlerine aykırı olarak birlikte dinlenilmişlerdir. Hal böyle olunca, mahkemece, yeniden taşınmazların bulunduğu yerde keşif yapılarak tanıklar ve yerel bilirkişiler ayrı ayrı dinlenilip, dava konusu taşınmazların kimlerin zilyet ve tasarrufu altında olduğunun, kimden kime ne zaman ve şekilde geçtiğinin, halen üstün kullanma hakkının kimde bulunduğunun, davalının kimin nam ve hesabına zilyet olduğunun sorulup belirlenmesine çalışılması, beyanları arasında aykırılığın çıkması durumunda anılan kanun maddesine göre yüzleştirmek suretiyle giderilmesine çalışılması, bundan sonra, dosya arasında bulunan 10.01.1985 tarihli adi satış senedi de gözönünde bulundurularak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.