YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1885
KARAR NO : 2021/1277
KARAR TARİHİ : 16.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.01.2020 tarih ve 2019/257 E. – 2020/6 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin davacı firmaya ait üç araç ile yük taşıttığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre, davalı firmanın her bir araç için 4.300 Euro olmak üzere toplam 12.900 Euro navlun bedeli ödeyeceğini, ancak davalı firmanın, davacıya hiçbir ödeme yapmadığı gibi Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/328 esas, 2011/337 karar sayılı dosyası kapsamında davacı firmanın alacağı olan 9000 Euro’sunun mahsup edildiğini, bakiye 3900 Euro’nun halen ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında iddia edildiği şekilde bir anlaşma bulunmadığını, davalının, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere belirlenecek kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı uyarınca tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında görülen ve kesinleşen Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/328 esas sayılı dosyasında işbu davanın davalısı tarafından davacısı aleyhine başka bir taşıma ilişkisinden kaynaklanan navlun alacağına ilişkin alacak davası açıldığı, bu davanın davacısı tarafından 12.900,00-Euro için mahsup talebinde bulunulduğu, davalı tarafından mahsup talebinin 9.000,00-Euro için kabul edilebileceğinin bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından 22.09.2011 tarihli dilekçe ile 9.000,00-Euro’nun mahsup edilmesi talebinin kabul edildiği ve kabul beyanında fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmadığı, taraflar arasında bu davanın konusu olan navlun ücretinin 9.000,00-Euro olduğu konusunda mahkeme önünde anlaşma sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.