Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/3490 E. 2020/6220 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3490
KARAR NO : 2020/6220
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Dava Tarihi : 30/12/2010
Hüküm : 1- Davacı … Petrol Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tazminat talebinin kısmen kabulü ile; … plakalı tankere el konulması nedeniyle kazanç kaybı olarak 27.450 TL maddi tazminatın ve ödenen teminatın faiz kaybı olarak 10.805 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Davacı …’in tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 18.340 kg motorine el konulması nedeniyle 3.981,51 TL maddi tazminatın ve ödenen teminatın faiz kaybı olarak 16.150,86 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacıların tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.03.2019 tarihli ve 2016/13-1281-2019/216 sayılı kararı ile benzer nitelikteki birçok kararında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunludur. Bunlardan bir veya birkaçının eksik ya da hatalı gösterilmesi CMK’nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenini oluşturmaktadır. Bu bildirimlerdeki temel amaç, kanun yollarına başvuru hak ve yetkisi bulunanların, başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.
İncelenen dosyada; davalı vekilinin yokluğunda verilen ve 28/06/2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün, davalı vekili tarafından CMUK’un 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 09/07/2018 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; hükmün yasa yolu kısmında temyiz süresinin tebliğden itibaren ”15 gün” olarak belirtilmesi sebebiyle, davalı vekilinin bu yanılgılı bildirimden kaynaklı olarak temyiz hakkını süresinde kullanmasının engellendiği ve davalı vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında, ”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türünün ”Haksız El Koyma Nedeniyle Tazminat”, ”24/05/2018” olan karar tarihinin ise ”25/05/2018” olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlıkları kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacılar vekilinin, hükmolunan maddi tazminat ve vekalet ücreti miktarlarının az olduğuna, olay tarihinden itibaren faize hükmolunması gerektiğine, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkin tüm, davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, davalı lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ve yerinde görülmeyen sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacı şirkete ait tankere 05/12/2005 – 05/04/2006 tarihleri arasında el konulması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybı miktarı olarak 27.225 TL maddi tazminata hükmolunması ve davacı tarafın talebi gereğince de hükmolunan maddi tazminat miktarının 5.850 TL’sine 01/01/2006, 21.375 TL’sine ise 01/01/2007 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Davacı şirkete ait tankerin iadesi için ödenen 25.900 TL teminatın iadesine 26/10/2007 tarihinde karar verildiği ve vekilin de aynı gün kararı ve teminat makbuzunu teslim aldığı dikkate alındığında, davacı tarafın talebi de dikkate alınarak ödenen 25.900 TL teminatın, 05/04/2006 tarihi ile 26/10/2007 tarihi arasındaki süreye ilişkin faiz kaybı olarak 3.633,81 TL maddi tazminata hükmolunması gerektiğinin ve bu miktara da ayrıca faize hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3- Davacı …’e ait olan ve 05/12/2005 – 05/04/2006 tarihleri arasında el konulan motorinin el koyma tarihindeki değerinin el koyma tarihi ile iade tarihi arasındaki süreye ilişkin faiz kaybı olarak 1.447,60 TL maddi tazminata hükmolunması gerektiğinin ve bu miktara da ayrıca faize hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- Dosya içeriğine göre, davacı …’e ait motorinin iadesi için 38.719 TL teminat ödendiği anlaşılmakta ise de, davacı tarafın talebinin 32.787 TL teminata ilişkin olduğu ve bu miktarı da 05/04/2006 tarihinde ödediklerini belirttikleri dikkate alınarak, ödenen 32.787 TL teminatın, 05/04/2006 tarihi ile iade tarihi olan 22/11/2010 tarihi arasındaki süreye ilişkin faiz kaybı olarak 13.678,92 TL maddi tazminata hükmolunması gerektiğinin ve bu miktara da ayrıca faize hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin içeriğinin tümüyle hükümden çıkarılması ve yerine ”1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen KABULÜ ile; A- Davacı şirkete ait 04 P 1365 plaka sayılı tankere 05/12/2005 – 31/12/2005 tarihleri arasında el konulması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybı miktarı olan 5.850 TL maddi tazminatın 01/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 01/01/2006 – 05/04/2006 tarihleri arasındaki el koyma süresine ilişkin meydana gelen kazanç kaybı miktarı olan 21.375 TL maddi tazminatın ise 01/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Hazinesinden alınarak davacı … Petrol Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine, B- Davacı şirkete ait tankerin iadesi için ödenen 25.900 TL teminatın, 05/04/2006 tarihi ile 26/10/2007 tarihi arasındaki süreye ilişkin faiz kaybı olan 3.633,81 TL maddi tazminatın davalı … Hazinesinden alınarak davacı … Petrol Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine, C- Davacı …’e ait olan ve 05/12/2005 – 05/04/2006 tarihleri arasında el konulan motorinin el koyma tarihindeki değerinin el koyma tarihi ile iade tarihi arasındaki süreye ilişkin faiz kaybı olan 1.447,60 TL maddi tazminatın davalı … Hazinesinden alınarak davacı …’e verilmesine, D- Davacı …’e ait motorinin iadesi için ödenen 32.787 TL teminatın, 05/04/2006 tarihi ile iade tarihi olan 22/11/2010 tarihi arasındaki süreye ilişkin faiz kaybı olan 13.678,92 TL maddi tazminatın davalı … Hazinesinden alınarak davacı …’e verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,” cümlelerinin yazılması ve değişen hükmolunan tazminat miktarları da dikkate alınarak davacı … Petrol Ürünleri Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi lehine hükmolunan vekalet ücreti miktarının 3.703,05 TL’ye, davacı … lehine hükmolunan vekalet ücreti miktarının ise 1.815,18 TL’ye indirilmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.