YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1366
KARAR NO : 2012/8288
KARAR TARİHİ : 28.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi
… ile … aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.06.2010 gün ve 55/133 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Çengelköy 1664 ada 1 parsel sayılı taşınmazda inşaa edilen binalardan B2 Blok 1.Giriş Kat 4 nolu dairenin müvekkiline S.S Yılmazlar Yaşamkent Konut Yapı Kooperatifi tarafından 08.06.2004 tarih 7976 yevmiye nolu Noter Senedi ile satılarak, dava tarihinden yaklaşık iki ay önce anahtar verilmek suretiyle tahsis ve teslim edildiğini, vekiledeninin daire içine eşya koyduğunu, 20.09.2006 tarihinde dava konusu taşınmaza gittiğinde kapının değiştirilerek, taşınmaz içine davalı ve ailesinin 17.09.2006 tarihinde kapısını kırarak yerleştiklerini öğrendiğini açıklayarak, davalının müvekkilinin zilyetliği altında bulunan taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın vekiledenine teslimine, zararının giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aşamalarda alınan beyanlarında, dava konusu dairenin hem kendisine hem de davacıya satıldığını, yerine sahip olmak için uyuşmazlık konusu taşınmaza girdiğini, bu taşınmazın resmen kimseye teslim edilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın değişik tarihlerdeki taahütnamelerle taraflara tesliminin taahhüt edildiği, ancak resmen ilgili kooperatif tarafından kimseye teslim edilmediği, ortada fiili bir durum olduğu, bu şekildeki bir davanın ancak Kooperatif tarafından açılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm dilekçede yazılı gerekçelerle davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; her ne kadar mahkemece yazılı gerekçelerle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava, TMK.nun 683.maddesine dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.Dava konusu taşınmaz tapu kaydına göre Çengelköy 224 pafta 1664 ada 1 parselde Maliye Hazinesi adına kayıtlı olup, üzerinde dava dışı S.S Yılmazlar Konut Yapı Kooperatifinin inşaatları mevcuttur. Bu inşaatlardan Yavuz Türk mahallesi okul caddesi B2 Blok 1.Giriş kat daire numarası belirtilmeyen 110 m2 dairenin kooperatif tarafından 01.09.2004 tarihli taahütname ile davacıya tahsis edildiği, davalıya da 07.01.2005 tarihli taahütname ile B2 Blok Zemin Kat 4.nolu 110 m2 dairenin tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişi raporunda açıklandığı üzere uyuşmazlık konusu taşınmazın bahsi geçen taahütnamelerde yazılı aynı daire olup olmadığı, aynı daire ise öncelikle kimlere tahsis edildiği, tahsis işleminden sonra kimlere ne şekilde teslim edildiği noktaları yeterince açıklığa kavuşturulmamış, nizalı dairenin tesliminin kime ve ne şekilde yapıldığı hususu dinlenen davacı tanıklarından da usulünce sorulmamıştır. Öte yandan, davalı tanık deliline dayanarak, liste halinde tanık isimlerini mahkemeye bildirdiği ve tanık dinletme talebinden vazgeçtiğine ilşkin bir beyanda bulunmadığı halde mahkemece, davalı tanıklarının dinlenmesi konusunda bir karar verilmemiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; uyuşmazlık konusu taşınmazın kim ya da kimlere ne zaman tahsis edildiği, daha sonra kim ya da kimlere hangi yollarla teslim edildiği hususlarının dava dışı kooperatiften sorulması, davalı tanıklarının yöntemince çağrılması, dinlenen davacı tanıklarından dairenin teslim şekli hakkında bilgi alınması, ondan sonra toplanan deliller kapsamında bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 28.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.