YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8020
KARAR NO : 2020/6415
KARAR TARİHİ : 25.11.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62, 52, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile gece saat 00:25 sıralarında, meskun mahalde, aydınlatmanın bulunduğu, iki yönlü cadde üzerinde seyir halindeyken kaza mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde seyir istikametine göre sol taraftaki sokağa dönmek istediği sırada aynı cadde üzerinde karşı istimametten gelen …’nun sevk ve idaresindeki motosikletin sol yan ayaklık kısmına, kendi aracının sol ön tampon ve far kısmıyla çarptığı, çarpmanın etkisiyle motosikletin arkasında yolcu olan …’ın ise motosikletten fırlayarak park halinde bulunan otomobile çarpması sonucu, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, bir kişinin vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, sanığın ilk geçiş hakkını düz seyreden araç sürücüsüne vermediği, karşı istikamet şeridini kapattığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile gerçekleşen kazada asli kusurlu olarak iki kişinin yaralanmasına neden olduğu olayda,
TCK’nın 89/4. maddesinde, sanığın birden fazla kişiye karşı işlediği taksirle yaralama eylemi neticesinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı belirtildiği halde mahkemece sanık hakkında temel cezanın adli para cezası olarak tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın zararı gidermek istediğini belirttiği halde CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına, ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.07.2009 tarih ve 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde yer alan “sanığın amaç ve saiki” ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.