Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/13481 E. 2020/17909 K. 02.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13481
KARAR NO : 2020/17909
KARAR TARİHİ : 02.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, mağdur ve müştekilerde meydana gelen yaralanmaların niteliği, taraflar arasında öldürmeyi gerektirir husumetin bulunmaması ve sanıkların eylemlerine devam etmesine engel bir durum bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece yapılan suç nitelemesi, delil değerlendirmesi ve kurulan hükümlerde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından tebliğnamenin bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Mağdur … vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Mağdurun vasisi …’nun 17.09.2015 tarihinde alınan ifadesinde, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesine göre, katılan sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nin 242/1 ve 260/1. maddeleri uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunmadığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık … hakkında mağdur … ile müşteki Yalçın’a yönelik kasten yaralama suçundan ve sanık … hakkında müşteki Selahattin’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın mağdur …’e yönelik eylemini, down sendromlu olması nedeniyle beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi ile birlikte TCK’nin 86/3-b maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve yine olayda, birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 86/3-b ve 86/3-e maddelerinin) bir arada
bulunması nedeniyle, temel ceza tayin edilirken, TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61. maddesi dikkate alınarak sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde cezanın belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında müşteki…’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Müşteki hakkında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda “sağ uyluk lateralde 15×15 cmlik açık doku defekti, plastik cerrahi servisine yatırıldı, bu haliyle hayati tehlikesi yoktur, geçici hekim raporudur” şeklinde belirtildiği ancak müşteki hakkında kati raporun alınmadığı, mevcut raporun da Adli Tıp kriterlerine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından, müştekinin tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevkiyle TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları içerecek şekilde rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 02.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.