YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23318
KARAR NO : 2020/17540
KARAR TARİHİ : 30.11.2020
Kasten basit yaralama suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2013 tarihli ve 2012/673 Esas, 2013/379 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.11.2019 tarihli ve 2019/14768 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının sureti Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2019 tarihli ve 2019/106468 sayılı tebliğnamesi ile gönderildiği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2019/26793 Esas, 2020/16381 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya aslının sanığın diğer eylemleri nedeniyle mahallinde derdest olması sebebi ile suret üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın aynı olay sırasında aynı mağdura yönelik gerçekleştirdiği iddia olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin beraat hükmünün Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 2019/10328 Esas, 2019/6251 Karar sayılı ilamı ile; ” Tüm dosya içeriğinden, mağdurla aralarında alacak verecek meselesi bulunan sanık …’ın olay günü, hakkında kurulan hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşen ve mağdurla aynı okulda öğrenci olan suça sürüklenen çocuk …’la birlikte mağdurun koluna girerek İmam Hatip Lisesinin yanında bulunan parka götürüp burada darp ederek borcunu ödemesini istedikleri, etraftakilerin olay yerine doğru geldiklerini görmeleri üzerine aynı şekilde mağduru zorla Cumartesi Pazarına götürüp burada da darp etmeye devam ettikleri, sanık …’ın mağduru ”Eğer parayı vermezsen seni bıçaklarım, ben seni adam etmesini biliyorum!” şeklinde tehdit ettiği, mağdurun bağırma sesini duyan mahalle sakinlerinin dışarı çıkmaları üzerine sanıkların mağduru bırakıp kaçmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın mağdura yönelik eylemlerinin bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde beraatine hükmolunması,” şeklindeki gerekçe ile bozulduğu anlaşılmakla, sanık …’ın üzerine atılı bulunan kasten yaralama suçunun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin cebir unsuru
oluşturup oluşturmadığının Mahkemesince değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve kasten basit yaralama suçlarından kamu davası açıldığı, Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2013 tarihli ve 2012/673 Esas, 2013/379 Karar sayılı kararları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanığın beraatine, kasten basit yaralama suçundan ise kanun yararına bozma talebine konu edilen mahkumiyetine karar verildiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının temyizen incelenmesi suretiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 2019/10328 Esas, 2019/6251 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde ise Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli ve 209/240 Esas, 2019/619 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.10.2020 tarihli ve 2020/4178 Esas, 2020/16804 Karar sayılı kararı ile onandığı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sırada katılanı kasten yaraladığı ve bu yaralanmanın TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Katılanda meydana gelen mevcut yaralanmanın TCK’nin 109/2. maddesinde düzenlenen suçun cebir unsuru içinde kaldığı gözetilerek sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayini gerekmektedir. Mevcut durumda, sanık hakkında aynı eylem nedeniyle hem kasten yaralama ve bozmadan sonraki yargılama neticesinde hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulmuş olmasında isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkındaki kasten basit yaralama suçundan Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2013 tarihli ve 2012/673 Esas, 2013/379 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hüküm fıkrasındaki yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü yerine “Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli ve 209/240 Esas, 2019/619 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet kararının onanarak kesinleşmiş olmasına göre; sanık hakkında yaralama suçundan açılan dava yönünden sanığın kasten yaralama eyleminin bütün olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.