YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5048
KARAR NO : 2012/8821
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi ve tescil
… ve … ile Hazine, Ankara Büyükşehir … ve Gölbaşı …, … aralarındaki dava hakkında Gölbaşı / Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.03.2011 tarih ve 1172/133 sayılı hükmün Dairenin 07.02.2012 gün 3661/599 sayılı ilamıyle onanmasına karar verilmişti. Davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar Nihat ve … tarafından, davalılar Hazine, Ankara Büyükşehir …, Gölbaşı … ve … aleyhine açılan tescil davasının reddine, Fen Bilirkişi… tarafından düzenlenen 12.10.2010 tarihli krokide A harfiyle gösterilen 8615,71 m2 ve B harfiyle gösterilen 6436,52 m2 yüzölçümündeki taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin hüküm, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairenin 07.02.2012 tarih ve 3661/599 sayılı kararıyla onanmıştı. Ne var ki, davacılar vekilinin süresinde vermiş olduğu karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasını istemiştir.
Davacılar vekili; tapulama çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan, mevkii ve sınırları dava dilekçesinde yazılı bulunan taşınmazların, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuş ve dava konusu taşınmazların TMK.nun 713/6 madde uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Ankara Büyükşehir … ve Gölbaşı … vekilleri ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesine savunmuşlardır.
Mahkemece; 08.03.2011 tarihli kısa kararda “Davanın reddine” karar verilmiş, aynı tarihli gerekçeli kararda ise “Davanın reddine, Fen Bilirkişi… tarafından düzenlenen 12.10.2010 tarihli krokide A harfiyle gösterilen 8615,71 m2 ve B harfiyle gösterilen 6436,52 m2 yüzölçümündeki taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Kısa kararla gerekçeli karar arasında bu uyumsuzluk mahkemelere olan güveni sarsar. Kısa kararda, sadece davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuş olması karşısında gerekçeli kararda davanın reddi ile birlikte dava konusu yukarıda belirtilen taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline de karar verilmiştir. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olarak yazılması gerekir. Anayasanın 141.maddesinin koymuş olduğu duruşmaların aleniyeti kuralı ve HMK.nun 28. maddesi gereği kararların alenen tefhimi icap eder. Kısa kararla gerekçeli kararın ayrı nitelikte ve çelişik bulunması bu aleniyet kuralına aykırı düşer. (HUMK. m. 388, 389, HMK. m. 297). Tebliğ edilen ilamın tefhim edilen kısa karara uygun bulunması aynı zamanda kamu düzeniyle ilgilidir. 10.04.1992 tarih, 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği gibi, “Kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması bozma nedenidir. Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir” denilmiştir. Hüküm bu nedenle kanuna, tarih ve numarası belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak tesis edilmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken onandığı karar düzeltme isteği sonucu yapılan incelemeyle belirlenmiş olduğundan, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairenin maddi hataya dayalı 07.02.2012 tarih, 3661/599 Esas ve Karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına ve açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ve 65,05 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.