Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1865 E. 2021/1447 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1865
KARAR NO : 2021/1447
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.07.2018 tarih ve 2017/201 E- 2018/293 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.02.2020 tarih ve 2018/2058 E- 2020/257 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu 2016/6124 nolu “FİBER GÜCÜ+şekil” ibareli marka başvurusunun yayınına itiraz ettiklerini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın da dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, “FİBER GÜCÜ+şekil” ibaresinin ayırt edici olmadığını, vasıf bildirdiğini, 556 sayılı KHK’nın 7(1)(a), (c), (d) bendleri gereğince tescil edilemeyeceğini, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, dava konusu 2017-M-2463 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar. Antenler, uydu antenler” malları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, markanın ayırt edici olduğunu, tanımlayıcı olmadığını, tek başına fiber kelimesinden oluşmadığını, 7(1)(d), (e) ve (f) yönünden de tescil engeli olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvurunun “FİBER GÜCÜ+şekil” ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin markanın tanımında yer alan “bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması” koşulunun gerçekleştirdiği, 556 sayılı KHK 7/1-a bendi kapsamında mutlak red sebebi bulunmadığı, başvuru ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesinde belirtilen tanımlayıcılık açısından değerlendirildiğinde, başvuru kapsamındaki 9. sınıftaki mallar yönünden tanımlayıcı olmadığından 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesindeki koşulların oluşmadığı; başvuru ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7/1-d maddesinde belirtilen ticaret alanında herkes tarafından kullanılan ya da belirli bir meslek grubunun kullanabileceği ibare açısından değerlendirildiğinde, kapsamındaki 9. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 7/1-d maddesindeki koşulların bulunmadığı; başvuru ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7/1-f maddesinde belirtilen “yanıltıcılık” yönünden bakıldığında, kapsamındaki 9. sınıftaki mallar yönünden mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konular da halkı yanıltan bir vasfı da olmadığından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-f maddesindeki koşulların bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.