YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/9642
KARAR NO : 2020/18415
KARAR TARİHİ : 14.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03/09/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 10/10/2011 olduğu,
Sanık hakkında temyiz edilmeden kesinleşen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/791 Esas, 2015/1045 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21/05/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 10/10/2011 olduğu, anlaşılmakla;
Dairemizin 06.05.2015 tarihli, 2014/12584 Esas ve 2015/14738 Karar sayılı ilamında da belirtildiği şekilde, anılan dosya ile temyiz incelemesine konu dava dosyasında sanık hakkında aynı neviden suç nedeniyle kamu davalarının açılmış olduğu anlaşıldığından, bu suçlar arasında iddianame ile kesinti bulunmadığı gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 gün ve 2013/7-591 Esas – 2014/171 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki
özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme tarih aralıkları, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirildiğinde, sanığa ait kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması ve sanık hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanarak kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.