Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1845 E. 2013/19467 K. 01.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1845
KARAR NO : 2013/19467
KARAR TARİHİ : 01.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.10.2012 tarih ve 2012/421-2012/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Tuzpazarı Bursa Şubesi’nde çek hesabının bulunduğunu, bu hesaptan kendi isteği ve izni olmadan üçüncü bir kişiye kendi adına çek karneleri verildiğini, bu çeklerin kullanılması sebebiyle hakkında birçok icra takibi yapıldığını, karşılıksız çek keşide etme suçundan ve çek karnesini iade etmeme suçundan ceza davaları açıldığını, kendisinin de 8 adet menfi tespit davası açtığını ileri sürerek, 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat yönünden taleplerini atiye terk ettiklerini, davaya sadece manevi tazminat yönünden devam ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 21/03/2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, somut olayın özellikleri göz önüne alınarak bozma ilamında gösterilen gerekçeler de değerlendirmek suretiyle, davacının davalı bankanın haksız haciz işlemlerinden dolayı uğradığı mağduriyetin davacıda meydan getirdiği üzüntü ve elemin karşılanması yönünden daha ılımlı bir manevi tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, maddi tazminat davası atiye terk edildiğinden hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazmini davasının kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 535,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.