Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/14235 E. 2020/18134 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14235
KARAR NO : 2020/18134
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa’nın 141/3 ve CMK’nun 34, 230 ve 289/9. maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanıkların leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması, sanıkların savunmalarına neden itibar edildiğinin denetime imkan verecek şekilde açıklanması, sübutu kabul edilen ve suç oluşturan eylemlerin belirlenmesi ve yasal öğelerinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden gerekçesiz olarak sanıkların mahkumiyetine dair hüküm kurulması,
1- Sanık …’un 5607 sayılı Yasaya muhalefetten kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi neticesinde;
Tüm dosya kapsamına göre gönderici sanık … alıcı … olan kargo gönderisi içerisinde 149 adet cep telefonu ele geçirilen olayda, sanığın aşamalarda kargoyu kendisinin göndermediğini savunması karşısında, kargo şubesinde güvenlik kamera kayıtları olup olmadığı da araştırılarak, var ise suç tarihine ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesi, kargo şubesinde suç tarihinde görev yapan çalışanlar tespit edilerek olaya ilişkin bilgi ve görgülerinin tespiti ve söz konusu kolinin kim tarafından verildiğinin araştırılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanık … müdafiinin 5607 sayılı Yasaya muhalefetten kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi neticesinde;
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık
lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından sanıklar hakkında;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 27/09/2013 olduğu,
UYAP sisteminden yapılan incelemede
Daha önce Dairemizin 03/11/2020 tarihli 2017/8727 Esas, 2020/15599 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/1311 Esas, 2014/722 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 26/12/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 21/12/2013 olduğu,
Daha önce Dairemizin 21/10/2020 tarihli 2016/17682 Esas, 2020/15101 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/53 Esas, 2014/520 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 15/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/03/2013 olduğu,
Daha önce Dairemizin 03/11/2020 tarihli 2016/17226 Esas,2020/15601 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/206 Esas, 2014/381 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 10/12/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/03/2013 olduğu,
Daha önce Dairemizin 07/07/2020 tarihli 2017/11627 Esas, 2020/11278 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen ve Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde halen derdest olan 2020/441 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 26/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 21/02/2013 olduğu,
Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde halen derdest olan mahkemenin 2013/160 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 12/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 19/03/2013 olduğu,
İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde halen derdest olan 2014/297 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 24/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/03/2014 olduğu,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/224160 sırasında kayıtlı Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/577 Esas, 2016/481 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 29/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 07/07/2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.