YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7791
KARAR NO : 2020/14119
KARAR TARİHİ : 02.12.2020
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-İddianame içeriğine göre; temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’ın olay tarihinde müştekinin işyerinin bahçesinde bulunan 50 metre uzunluğundaki antigron kabloyu bulunduğu yerden alarak kaçtığı sırada yakalandığı, olay yerine yakın bahçe duvarının dibinde 63 ZA 619 plakalı araç içerisinde bekleyen ve …’e gözcülük yaptığı anlaşılan diğer suça sürüklenen çocuk …’nin de daha sonra yakalandığından bahisle haklarında açılan davada; 20.03.2014 tarihli tutanak içeriğine göre “müştekiye ait iş yerinin bahçe duvarının dibinde 63 ZA 693 plakalı aracın içerisinde bulunan …’nin … ile diyalog halinde olduğu, şüpheli ve tedirgin hareketler sergilediği” belirtilmekle birlikte, Mikail’in suçlamayı kabul etmeyerek, olay anında bahçe duvarının dibinde değil, evinin önünde babasına ait kamyonetin içinde otururken yakalandığını savunduğu, keza suça sürüklenen çocuk …’in de Mikail’in yanında olmadığını beyan ettiği dikkate alındığında suça sürüklenen çocuk …’in gözcülük yapmak suretiyle diğer çocuk İsmail’in eylemine iştirak ettiği hususunun kesin olarak tespitine yönelik tutanak tanıklarından çocukların ne şekilde diyalog halinde olduğu sorulup sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-)Müştekiye ait iş yerinin arka bahçesinden kablo çalınması şeklinde gerçekleşen eylemde müştekinin, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde işyerinin bahçe duvarının üzerinde 50 cm yüksekliğinde demir parmaklık bulunduğunu belirtmiş ise de, olay yeri krokisi ve dosya kapsamından suç yerinin tam olarak anlaşılamaması nedeniyle mahallinde keşif yapılarak kabloların bulunduğu yerin iş yerinin eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı tespit edilerek, eklenti ise suça sürüklenen çocuğun eyleminin olay tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu, eklenti olmadığının tespiti halinde ise aynı Kanun’un 141/1. maddesine uyan suçu oluşturacağı, suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 141. maddesi kapsamında kaldığına karar verilmesi durumunda 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile yeniden düzenlenen uzlaştırma hükümleri doğrultusunda TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b-)Suç tarihinde 15 yaşından büyük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapıldığı halde uygulanan maddenin 31/2 olarak yanlış yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 02.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.