YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10592
KARAR NO : 2020/6769
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
I. Sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan verilen hükme yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesi:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olduğundan, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK’nin 264/2. maddesi uyarınca itiraz olarak değerlendirilip, gereğinin merciince takdir ve ifası için dosyanın mahalline İADESİNE,
II.Sanık hakkında 2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen hükümlere yönelik, sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesi:
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2012 tarihli, 2012/18925 esas sayılı iddianamesi ile 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan da dava açılmış olmasına rağmen hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, Mahkemece hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.11.2018 tarihli, 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere sahte fatura düzenleme suçlarında suç konusu faturaların, 213 sayılı VUK’nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş; aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğunun ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA, 11.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.