Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12306 E. 2020/17281 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12306
KARAR NO : 2020/17281
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılan sanıklar Nazmi ve Mahmut hakkında karşılıklı hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar ile sanık … hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanıklar Nazmi ve Mahmut müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanıklar Mahmut ve Ekim hakkında katılan …’yi kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a) Katılan … hakkında Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 03/06/2015 tarih ve 2749 sayılı raporda, katılanın hayati tehlikesi olmadığının belirtilmesine karşın aynı Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen 24/12/2015 tarih ve 5475 sayılı adli raporda katılanın aynı gün geçirdiği kalp krizi ile suça konu olay arasında illiyet bağının mevcut olduğu düşüncesi ile meydana gelen yaralanmanın katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun bildirildiği ve bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, katılana ait tüm tedavi belgeleri ve raporların varsa grafileri ile birlikte Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek, katılanın yaralanmasının niteliğine ve özellikle katılanın geçirdiği kalp krizi ile sanıkların
eylemi arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olarak 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere uygun kesin rapor alındıktan sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik kovuşturma ile karar verilmesi,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
c) Aralarında önceye dayalı husumet bulunan katılan … ile sanık … arasında suç tarihinde sanığa ait köpeklerin katılanın içinde bulunduğu gruba saldırdığı iddiası ile çıkan tartışma ve karşılıklı hakaretler sonrasında başlayan kavgaya sonradan sanık …’in de dahil olduğu ve sanıkların eylemleri sonucu katılanın hükme esas alınan adli raporlara göre yaşamsal tehlike geçirecek ve hayati fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, sanıkların meydana gelen ağır neticeden TCK’nin 37/1. maddesi gereğince sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında farklı şekilde uygulama yapılmış olması,
d) Birden fazla nitelikli hal (TCK’nin 87/3 ve 87/1-d maddeleri) ihlal ederek eylemini gerçekleştiren sanık … hakkında (TCK’nin 87/3. maddesinin hüküm tesisinde nazara alınmaması suretiyle) TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
e) Sanık … hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenecek temel cezanın olayda silah kullanılması nedeniyle 86/3-e maddesi uyarınca yarı oranında ve katılanın yaşamsal tehlike geçirmesi nedeniyle TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırıma tabi tutulması, artırım sonucu bulunacak cezanın 5 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkarılması ve indirimin bu miktar üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenecek temel cezanın katılanda kemik kırığı meydana geldiğinden bahisle TCK’nin 87/3. maddesi gereğince artırılması sonrasında ayrıca TCK’nin 87/1-d maddesinin tatbiki suretiyle hatalı uygulama yapılması,

f) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık … hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile bazı hükümlerinin iptal edilmiş olduğu hususu da nazara alınarak, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
g) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanık …’un hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar Mahmut ve Ekim müdafiinin ve katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.