Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/14144 E. 2020/18538 K. 09.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14144
KARAR NO : 2020/18538
KARAR TARİHİ : 09.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Hüküm tarihinde Sındırgı (Kapatılan) A Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık duruşmaya getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçu için 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının yakalama emrine istinaden başka mahkemede aldırılması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
3) Müşteki hakkında … Atatürk Devlet Hastanesince düzenlenen 11.03.2015 tarihli genel adli muayene raporunda “Sol bacak diz dış yan tarafından giren kurşunun tibia ile fibul arasında kaldığı, BTM ile giderilemeyeceği, şu hali ile hayati tehlikesi bulunduğu, geçici hekim raporu olduğu” şeklinde görüş belirtildiği, aynı kurumun 01.09.2015 tarihli, 1385 sayılı kesin uzman hekim raporunda ise “hastanın hayati tehlikeye maruz kaldığı” kanaatinin belirtildiği, ancak raporun yeterli detay ve açıklamayı içermediği; bu haliyle hükme esas alınan raporların Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hüküm kurmak için yetersiz oldukları gözetilmeden, müştekinin geçici ve kesin raporları ile yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrakları en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilmek suretiyle özellikle müştekinin yaralanmasının yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususunu içeren, TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
4) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.