Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/31977 E. 2021/3015 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31977
KARAR NO : 2021/3015
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen kararın müdafii Av. … tarafından temyiz edildiği, mahkemece 03/04/2008 tarihli ek karar ile, kararın miktar olarak kesin olduğundan bahisle talebin reddine karar verildiği, ancak suça sürüklenen çocuğun yakalama emri üzerine 18 yaşını tamamladığı 20/04/2007 tarihli duruşma sırasında baro tarafından müdafii tayin edilmesini istemediğini, savunmasını kendisinin yapacağını beyan ettiği, atanan müdafiden haberdar olmadığı gibi suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii atanmasının da gerekli olmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine 04/08/2020 tarihli temyiz ve eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun, araba alım satımı konusunda anlaştığı müşteki ile birlikte, para havale edileceği bahanesiyle bankaya giderek, burada görüşme yapmak için müştekiden aldığı cep telefonu ile bankadan ayrılmak istediği sırada, durumdan şüphelenen müşteki tarafından yakalandığı olayda, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 765 sayılı TCK’nın 491/4 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 31/3. maddelerindeki suça uyduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı TCK’nın 491/4 maddesinde hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/4. ve 104/2.maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre belirlenen zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/4. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, 12/07/2002 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları ile bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 18/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.