Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2018/12196 E. 2020/18328 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/12196
KARAR NO : 2020/18328
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Cumhuriyet savcısının sanık … hakkında verilen hükmü temyiz etmediği anlaşılmakla sanık … hakkında verilen hüküm inceleme dışı tutularak yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında verilen hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Sonradan değiştirilmesini önlemek, delil olma yeteneğini ve güveni sağlamak için Torul Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/131 esas dosyası ile 2012/235 Esas, 2013/15 Karar sayılı dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan keşif tutanağı, bilirkişi raporu, olay görgü ve zarar tespit tutanağı gibi belgelerin Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 26. maddesi uyarınca onaylanmış olması gerektiği gözetilmeden, onaysız belge fotokopilerine dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
a-5237 sayılı TCK.nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki düzenlemenin, “…belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma…”yı öngördüğü, yasada geçen “etkinlik” kavramının ise, “…insanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylem-çalışma, iş yapma, işlerlik ve devinimi” ifade ettiği, bu fıkraya göre belirli yerler ve etkinlikler; temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmayan sanığın suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan yada sanığın yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir. Bu bağlamda sanık hakkında hükmedilecek seçenek yaptırımın infazı ile ulaşılmak istenilen temel amacın, sanığın yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, sanığın sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak niteliğinde olması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nın 50/1-d maddesi uyarınca soyut ifadelerle infazda kuşkuya neden olacak şekilde, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayacak şekilde “6 ay 20 gün süreyle kahvehaneye gitmeme” tedbirine çevrilmesi,
b-Seçenek yaptırımdan ibaret mahkumiyet kararına tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle, 5271 sayılı TCK.nın 58/2. maddesine aykırı davranılması,
c-Doğrudan tayin olunan adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı 20 TL’den hesap edilmek suretiyle belirlenen 200 TL adli para cezasına dayanak kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
2-Sanık … hakkında verilen hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
a-Sonradan değiştirilmesini önlemek, delil olma yeteneğini ve güveni sağlamak için Torul Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/52 esas 2008/153 karar sayılı dosyası ile 2012/99 Esas, 2013/65 Karar sayılı dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan keşif tutanağı, bilirkişi raporu, olay görgü ve zarar tespit tutanağı gibi belgelerin Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 26. maddesi uyarınca onaylanmış olması gerektiği gözetilmeden, onaysız belge fotokopilerine dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
b-Sanığın aşamalarda suça konu yaylada bulunan …’ya ait olduğunu kendisinin evin yapımın sırasında ustaların başında bulunduğunu bildirmesi, aynı savunmayı ihbarde bulunan Torul Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/99 Esas sayılı sosyasında da yapması karşısında mahallinde teknik ve mahalli bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak suça konu evin yeri tespit edilip gerçek sahibinin ya da kullananların kim veya kimler olduğu mahalli bilirkişiler dinlenerek belirlendikten sonra karar verilmesi yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
a-5237 sayılı TCK.nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki düzenlemenin, “…belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma…”yı öngördüğü, yasada geçen “etkinlik” kavramının ise, “…insanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylem-çalışma, iş yapma, işlerlik ve devinimi” ifade ettiği, bu fıkraya göre belirli yerler ve etkinlikler; temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmayan sanığın suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan yada sanığın yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir. Bu bağlamda sanık hakkında hükmedilecek seçenek yaptırımın infazı ile ulaşılmak istenilen temel amacın, sanığın yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, sanığın sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak niteliğinde olması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nın 50/1-d maddesi uyarınca soyut ifadelerle infazda kuşkuya neden olacak şekilde, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayacak şekilde “6 ay 20 gün süreyle kahvehaneye gitmeme” tedbirine çevrilmesi,
b-Seçenek yaptırımdan ibaret mahkumiyet kararına tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle, 5271 sayılı TCK.nın 58/2. maddesine aykırı davranılması,
c-Doğrudan tayin olunan adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı 20 TL’den hesap edilmek suretiyle belirlenen 200 TL adli para cezasına dayanak kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 11.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.