Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/23541 E. 2020/17534 K. 30.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23541
KARAR NO : 2020/17534
KARAR TARİHİ : 30.11.2020

Kasten yaralama suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2015 tarihli ve 2015/298 Esas, 2015/629 Karar sayılı kararının Dairemizin 11.04.2019 tarihli ve 2019/900 Esas, 2019/7953 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve 2019/471 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13.10.2020 tarihli ve 2020/11694 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2020 tarihli ve 2020/92255 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2015 tarihli kararının ”Mağdur … hakkında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 27.02.2015 tarihli raporunda; ”sol temporo parietal bölgede 3×1 cm’lik derin kesi mevcut, tedaviyi kabul etmiyor, hayati tehlikesi mevcuttur” şeklinde görüş belirtildiği, Antalya Adli Tıp Şubesinin 23.03.2015 tarihli raporunda ise, ”hayati tehlikeye neden olmayıp basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek” şekilde yaralandığının bildirilmiş olması karşısında, mağdura ait geçici ve kesin raporlar ile tüm tedavi evraklarının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,..” gerektiğinden bahisle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 11.04.2019 tarihli ve 2019/900 Esas, 2019/7953 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 20.05.2020 tarihli yazısı ile dosyadaki eksikliklerin giderilerek yeniden incelenmek üzere gönderilmesi gerektiği cihetle dosyanın Mahkemesine iade edilmesi sonrasında, eksiklikler giderilmeden ve bozma ilamı doğrultusunda yeniden rapor alınmadan eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e ve 62. maddesi uyarınca 150 gün adli para cezasına hükmedilmiş, takdiren 20,00 TL’den paraya çevirmek suretiyle 3.000,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmış ise de; sanığın

adli sicil kaydına göre Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2011 tarihli ve 2011/548 Esas, 201870 sayılı kararı ile verilen cezanın tekerrüre esas oluşturduğu, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçenek olarak hapis cezasının öngörüldüğü halde Mahkemesince yazılı şekilde adli para cezasına hükmedilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 11.04.2019 tarihli ve 2019/900 Esas, 2019/7953 Karar sayılı bozma ilamınında da belirtildiği üzere, mağdura ait geçici ve kesin raporlar ile tüm tedavi evraklarının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 04.05.2020 tarihli yazısındaki eksiklikler giderilerek evrakın yeniden gönderilmesi yerine Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğünden soruşturma aşamasında alınan 23.03.2015 tarihli rapor hükme esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet bulunması nedeniyle, TCK’nin 58/3. maddesi gereğince, TCK’nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezasının seçilerek sonuçta TCK’nin 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması gerekirken, TCK’nin 86/2. maddesi gereğince seçimlik cezalardan adli para cezasına hükmolunarak sonuç ceza itibariyle tekerrür hükümlerinin uygulama imkanının ortadan kaldırılması da isabetsizdir.
Bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve 2019/471 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı yönünden CMK’nin 309/4-b maddesine göre kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.