YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10975
KARAR NO : 2020/6431
KARAR TARİHİ : 25.11.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin,sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan …‘ın sağ bileğindeki şişlik, ağrı ve kitle nedeniyle Van Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yapan sanık doktor …’e başvurduğu ve 03.09.2008 tarihinde sanık doktor tarafından katılanın sağ el bileğindeki kitlenin lokal anestezi yapılmak suretiyle çıkartıldığı, yaklaşık iki ay sonra katılanın sağ elinde ağrı, his kaybı ve hassasiyet şikayetleri ile tekrar sanık doktora başvurması üzerine, katılanın sağ el bileğinin ikinci kez ameliyet edildiği ancak katılanın şikayetlerinin devam ettiği ve Van Devlet Hastanesi tarafından 20.01.2011 tarihinde düzenlenen raporda, katılanın sağ el bileğinin sol el bileğinde göre 10 derece kadar fleksiyon kısıtlılığının mevcut olduğunun bu durumun el fonksiyonlarının kullanımına engel teşkil etmediğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Van Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 24.01.2013 tarihli raporda, katılanın anılan yaralanmasının organlarından birinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığının belirtilmesi ile katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek şekilde yaralandığı olayda; Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 08.01.2016 tarihli raporunda, “El bileğinde ağrı, şişlik ve kitle nedeniyle başvuran hastanın yapılan muayene ile tetkiklerinde kitle tespit edilerek önce eksizyon daha sonra ağrı, hassasiyet ve his kaybı gelişmesi üzerine eksplorasyonla kontrol yapılmış olduğu, ganglion kisitleri için yapılan cerrahi girişimler arasında söz konusu ameliyat şeklinin uygulanan yöntemlerden biri oldugu bu tür ameliyatlardan sonra klinik şikayetlere neden olan bulgularda tam düzelme olamayabileceği, bunun yanı sıra ameliyat sonrasında ortaya çıkan rüptür, sudek atrofisi ve hareket kısıtlılıklarının bu tür ameliyatlardan sonra ortaya çıkabilen herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmale izafe edilemeyen komplikasyon olarak nitelendirildigi, söz konusu klinik tabloyu gidermeye yönelik medikal tedavi, fizik tedavi ve müteaddit operasyonlar yapılabileceği, bununla birlikte hastanın başka merkezlerde tedavisini devam ettirmeyi tercih ettiği, bu şekilde ilgili hekimin hastayı takip ve tedavi imkanının ortadan kalkmış olduğu, dolayısıyla Dr. …’e atfi-kabil kusur tespit edilmediği oy birligi ile mütalaa olunduğu” belirtilmiş ve mahkemece anılan rapor hükme esas alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de, Gaziosmanpaşa Hastanesi tarafından düzenlenen 22.02.2012 tarihli raporda belirtilen el bileğinde yırtık olduğunun, eklem aralıklarının daralmış ve eklem köşelerinde minimal sivrileşmeler ile el bileği etrafında minimal sinovyal proliferasyon olduğunun belirtilmesi karşısında, Gaziosmanpaşa Hastanesi tarafından tespit edilen hususların sanık doktor tarafından yapılan ameliyatlar sonucu meydana gelip gelmediğinin, sanık doktorun, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde katılana müdahalede bulunup bulunmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespiti için Adli Tıp İhtisas Dairesinin ilgili bölümünden bu konu hakkında yeniden rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 25.11.2020 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.